İlk sevgilim travesti oldu

7 11 2009

Nurgül Yeşilçay’dan çarpıcı açıklamalar

ilk

Nurgül Yeşilçay, Instyle dergisine sanat ve özel hayatı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu

* Erkeklerin zevk aldığı pek çok filmden zevk almadan sinemadan çıkarım. Gişe filmleri Arog, Gora, Recep İvedik, Güneşi Gördüm, bunların hepsi erkek hikayesini anlatan filmler. Benim gibi kadınların, gençlerin izleyeceği bir film yapmak istedim. Ezel Akay’ın yönettiği Yedi Kocalı Hürmüz pek az yapılan kadın filmlerine iyi bir örnek olacak ve çok izleyicinin ilgisini çekecek.

* Yedi Kocalı Hürmüz’e pek çok kişi acaba nasıl yapmışlar diyerek gidecek. Titanik’in de sonunu hepimiz biliyorduk ama gittik ve izledik. Filmim, canlı görüntüleri, dansları, müzikleri ve birbirinden başarılı oyuncularıyla çok sevilecek.

* İlk erkek arkadaşım travesti olmuştu. Ortaokul veya lisede, çok kısa ve sıkıcı adını vermeyeceğim bir ilişkim olmuştu. Yıllar sonra İzmir’de yürürken arkamdan koşup bana yetişen kadının o olduğunu fark etmiştim.

* Erkek çocuğu annesine çok düşkün, çok aşık oluyor. Kimseden duymadığım romantik sözleri oğlum Nejat’tan duyuyorum, aramızda çok özel bir bağ var.

* Çocuktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. İyi ki de olmuyor. Altını değiştirmek, beslemek, değilmiş asıl olay..

* En kötüsü annenizi en iyi anladığınız dönemde onun hayatta olmaması. Fatih Akın’la çalışırken, Almanya’daki çekimlere Nejat’ı bırakıp gittim. Daha 1 yaşını yeni geçmişti. 3. gün ağlama krizine girdim…





Hepimiz travestiyiz

30 09 2009

Kimileri AKP ile Türkiye’nin demokratikleştiğini düşünüyor, oysa gündelik hayat bunun tam aksini gösteriyor bizlere.

orayegin

Akşam yazarı Oray Eğin, İstanbul’da polsin eşcinsel ve travestilere karşı başlattığı operasyonları ‘Hepimiz travestiyiz’ başlıklı bir yazı yazarak eleştirdi. Eğin, son dönemde eşcinsellere karşı başlatılan yaptırımların, AKP’nin yarattığı ‘kültürel iklime’ denk düştüğünü söylüyor…

DEMOKRATİKLEŞMEDİK
Birkaç sene önce travestilerin şov yaptığı bir gece kulübünün kapanmasının üzerinde yeteri kadar durmadı basın. Oysa Huysuz Virjin’in ekranlardan uzaklaşmasıyla beraber aynı döneme denk geliyordu. Bir ara da ‘He’s a Lady’ diye erkeklerin kadın kılığına girip, kadınların dertlerine ortak oldukları bir yarışma yapılacaktı. O da çekimleri tamamlanmasına rağmen bir türlü yayına verilmedi.

Hepsinin ortak özelliği AKP Türkiye’sinin değişen kültürel iklimine denk düşmeleri. Kimileri hala büyük bir yanılsama ve ısrarla Türkiye’nin demokratikleştiğini düşünüyor, oysa gündelik hayat bunun tam aksini gösteriyor bizlere.

12 EYLÜL’DEKİ YASAKLAR GİBİ
Daha evvel Fatih Ürek ve Kuşum Aydın’ın kıyafetlerindeki ‘balans ayarı’ dikkatimi çekmişti. Frapan sahne kostümleriyle tanınan iki sanatçı, bu aralar maskülen kıyafetlere yönelmişlerdi. Bir süre sonra TRT’nin kendilerine ambargo koyduğunu açıkladılar. 12 Eylül’deki yasaklar gibi iki sanatçının TRT’ye çıkmaları engellenmiş şimdi. Dahası, Aydın RTÜK baskısıyla programından olmuştu…

TRAVESTİLERİN GÜNLÜK YAŞAMI KISITLANMIŞ DURUMDA
Eşcinsel örgütleri bir süredir basını mail bombardımanına tutuyor ve yaklaşan bir tehlikeden dolayı kıyametin kopmasını bekliyor. Oysa pek aldırış eden yok… İstanbul’un yeni emniyet müdürü Hüseyin Çapkın polise performansa dayalı prim sistemi getirdiğinden beri travestiler ve transseksüellerin günlük yaşamı kıstırılmış durumda.

DIŞARI ÇIKMAYA KORKUYORUZ
Bakın bir travesti ne anlatıyor: ‘Bir keresinde kuafördeydim, çıkartıp karakola götürdüler. Kabahatlar Kanunu’na göre çevreyi rahatsız etmekten 69 TL para cezası kestiler. Başka sefer et ve ekmek almış gidiyordum, yine ceza kestiler. Bir günde iki tane kestikleri de oldu. Bazı tutanaklara imza atmadım, bazılarına attım. Korkuttular beni. Şiddet kullanıyorlar, aileyi işin içine karıştırıyorlar. Artık dışarı çıkmaya korkuyoruz.’

KADIN KILIĞINDA DOLAŞAN ERKEKLER
Bir dönem ÖDP saflarından siyasete atılan Demet Demir’in anlattıkları da ilginç. Demir, ceza kesen polislerin ‘Yakında İstiklal Caddesi’ne bile çıkamayacaksınız’ dediğini iddia ediyor: ‘Birçok arkadaşın psikolojisi bozulmaya başladı. Eve hapsolmuş durumdalar. Yolda yürümek, alışveriş yapmak kabahat mi? İki arkadaşa ceza kesmişler. Tutanağa da kadın kılığında dolaşan erkekler diye yazmışlar. Bayramdan sonra savcılıklara hem Çapkın hem ceza yazan polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağız.’

ESKİ İSMİYLE HAYATINI SÜRDÜRECEKMİŞ
Gece hayatında sık gezenlerin tanıdığı meşhur biri vardır: Gamze Cosmopolitan. Bu iddialı ismin sahibi yıllarca çeşitli gece kulüplerinde yöneticilik, işletmecilik yapan, eğlenceli biridir. Önceki gün haber geldi artık eski kostümü ve eski adıyla değil, doğumda verilen ismiyle hayatını sürdürecekmiş. Uzun zamandır iş bulamıyormuş. En son kendisine kesilen 69 TL’lik cezadan sonra da kesin kararını vermiş. Şimdi onu gece hayatından tanıyanlar gündüz gördüklerinde ufak bir şaşkınlık yaşayıp kim olduğunu çıkartamıyorlar.

ŞAPKA KANUNU GİBİ
Polise bu prim sistemi gelene kadar sokakta kadın kıyafetiyle dolaşmaktan dolayı ceza kesileceğini hiç kimse aklına getirmezdi… Tıpkı şapka kanunu gibi, bu kanunun da yazılan ama uygulanmayan, gerici, geçmişe ait bir madde olduğu düşünülürdü.

İstanbul Emniyet’inin acilen prim peşindeki polisin travestilere zulüm uygulamasına varan bu kanunla ilgili açıklama yapması gerekiyor. Bugüne kadar başarılı bir polis portresi çizen Çapkın’ın bu konuda duyarlılık göstermesi şart.

BU ZULÜM HEPİMİZE YÖNELEBİLİR
Yasalardaki boşluklardan yararlanmak, eskiden konmuş ve bugün geçerliliğini yitirmiş kimi kanunları yürürlüğe koyup sokakta geçen insanlara ceza kesmek de faşizmin bir yüzüdür. Metropol, içinde herkesin huzur içinde barınabileceği bir yerleşim alanı olmalıdır. Buna travestiler de dahildir. Bugün travestilere yapılan zulüm, yarın pekala bir başkasına yönelebilir…





Recep İvedik 2 korsanda da birinci!

12 03 2009
Recep İvedik 2 korsanda da birinci!  

AMPEC Filmcilik ve Ticaret Şirketi Genel Müdürü Nilüfer Sapancılar, korsan VCD ve DVD üreten ve satanlara karşı güvenlik güçleri ile birlikte bir çok ilde şubat ayında gerçekleştirdikleri 62 baskında, toplam 83 bin 580 DVD ile 18 bin 38 VCD ele geçirildiğini bildirdi.
Dünyanın başlıca sinema, video ve televizyon şirketlerini uluslararası alanda temsil eden MPA’nın (Motion Picture Association) dünya çapındaki korsanlıkla mücadele programının Türkiye’deki uzantısı olarak faaliyet gösteren AMPEC’in Genel Müdürü Nilüfer Sapancılar, korsan materyallerin sinemaya büyük bir darbe vurduğunu belirtti. Sapancılar, son dönemde yerli yapımların ilgi görmesiyle birlikte, daha çok Türk filmlerinin korsanlarının piyasaya sürüldüğünü kaydetti.Sinemada en fazla ilgi gören filmin korsan üretiminin de doğal olarak daha fazla olduğunu vurgulayan Sapancılar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte
korsanla mücadelenin daha da önemli hale geldiğini ifade etti. Güvenlik güçleriyle birlikte ortak hareket ederek korsancılara karşı operasyonların yapıldığını dile getiren Sapancılar, ”Özellikle teknolojinin
yaygınlaşması ve cep telefonlarının amaç dışı kullanımıyla korsanların sayısı arttı ve mücadelede zorlaşmaya başladı” diye konuştu.

EN FAZLA RECEP İVEDİK 2′NİN KORSANI VAR

Sapancılar, güvenlik güçleriyle birlikte katıldıkları baskınlarda önemli sayılarda korsan VCD ve DVD ele geçirdiklerini anlatarak, ”Korsan VCD ve DVD üreten ve satanlara karşı güvenlik güçleri ile işbirliği içinde bir çok ilde şubat ayında gerçekleştirilen 62 baskında toplam 83 bin 580 DVD, 18 bin 38 VCD ele geçirildi. Baskınlarda ele geçirilen korsan DVD ve VCD’lerin yüzde 30′unu ‘Recep İvedik 2′ filmi oluşturuyor. Recep İvedik 2′den sonra ”Arog” ve ”Muro” gibi yerli filmler yer alıyor. Korsancılar, genellikle son yıllarda ilgi gören Türk filmlerinin korsanlarını üreterek piyasaya sürüyor.” ”Recep İvedik 2”nin Almanca alt yazılı, cep telefonu ve kamera ile kaydedilen sinema çekimlerinin korsancılar tarafından piyasaya sürüldüğünü bildiren Sapancılar, piyasada bu filmin çok sayıda korsan kopyasının bulunduğunu bildirdi.

 





Yusuf Hayaloğlu hayatını kaybetti

3 03 2009
Yusuf Hayaloğlu hayatını kaybetti  
Bir süredir hastanede tedavi görmekte olan şair-şarkı sözü yazarı Yusuf Hayaloğlu hayatını kaybetti.
Akciğerinde oluşan ödem nedeniyle son 24 saati yoğun bakımda geçiren Yusuf Hayaloğlu bugün sabah saatlerinde solunum yetmezliğinden hayata gözlerini yumdu. Başta Ahmet Kaya olmak üzere birçok sanatçının şarkı sözlerini yazan, aynı zamanda Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya’nın ağabeyi olan Yusuf Hayaloğlu 3 çocuk babasıydı.
 
Arkasında yüzlerce şarkı sözü ve “Gözleri İntihar Mavi” adlı bir de şiir kitabı bırakan Hayaloğlu’nun ,”Hani Benim Gençliğim”, Başım Belada”, “Kod Adı Bahtiyar, “Başkaldırıyorum”, Ayrılığın Hediyesi, Yüreğim Kanıyor” gibi onlarca şarkı sözü Ahmet Kaya tarafından bestelenmiş ve yorumlanmıştı. Yusuf Hayaloğlu 56 yaşındaydı.




İBO SHOW’da ”REZİLLİK” Seni pezevenklerin elinden kurtardım !

23 02 2009

ibotilbeTartışma karşılıklı sözlerle uzayınca yayına bu kez rapçi Ceza’nın program görüntüleri verildi. Bir süre sonra tekrar yayına geçilince ayağa kalkan Tilbe, programı Tatlıses’i alkışlayarak terketti.

İbrahim Tatlıses: “Seni pezevenklerin elinden kurtardım” Yıldız Tilbe: “Beni kimse pez..vnklerden kurtarmadı”

 

İBRAHİM Tatlıses, programına konuk ettiği Yıldız Tilbe’ye “Seni pez…nklerin elinden kurtardım” deyince iki şarkıcı canıl yayında birbirine girdi. ATV’de canlı yayınlanan İbo Şov’daki büyük kavga, Yıldız Tilbe’nin “Kandıramazsın Beni” adlı şarkısını söylerken Tatlıses’in şarkıyı yarıda kesmek istemesiyle başladı. Buna rağmen Tilbe şarkısını tamamladı. Ardından reklamlar yayına girdi. Reklamların ardından Tatlıses, konuğu Yıldız Tilbe’nin kendisine saygısızlık yaptığını söyledi. Tilbe’nin geçmişte dayak yediğini ve kendisinden yardım istediğini iddia eden Tatlıses “Seni pezevenklerin elinden kurtardım” deyince Tilbe dayanadı ve, “Beni kimse pezevenklerden filan kurtarmadı. Ayrıca sizden yardım istediysem bunu niye burada söylüyorsunuz, çok ayıp ediyorsunuz” dedi.

 

Tilbe, alkışlayıp gitti

Tartışma karşılıklı sözlerle uzayınca yayına bu kez rapçi Ceza’nın program görüntüleri verildi. Bir süre sonra tekrar yayına geçilince ayağa kalkan Tilbe, programı Tatlıses’i alkışlayarak terketti. Stüdyodaki bazı izleyiciler de programdan ayrıldı. Tilbe’nin ayrılmasını kabullenemeyen Tatlıses, “Ne zaman yayına çıksa, ’şunu yapmam, bunu söylemem’diyor. Lanet olsun kardeşim. Gelmezsen gelme. Şarkını da istemiyorum seni de” dedi.





Neden Türk vatandaşlığından çıktı?

31 01 2009

Şarkıcı İsmail YK’nın ‘tamamen duygusal’ bir kararla Türk vatandaşlığını bıraktığı ortaya çıktı! Sivaslı bir ailenin çocuğu olarak Almanya’da doğup büyüyen İsmail Yurtseven, ilk önce kardeşleriyle ‘Yurtseven Kardeşler’ grubunu kurdu ve şöhreti yakaladı. Sonra grubun adını da alıp ‘İsmail YK’ oldu ve yoluna yalnız devam etti. ‘Şapur Şupur Ye Beni’, ‘Bas Gaza’ gibi şarkıları dillerden düşmedi.
İsmail YK, 2006′daki ‘Bombabomba.com’ albümüyle, Türkiye’de ‘Yılın En Çok Satan Albümü’ ödülünü aldı. Ayrıca, ‘Dijital Ortamda En Çok Dinlenen Şarkıcı’ unvanını elde etti. Çifte vatandaşlığı olan şarkıcı, aynı yıl ilginç bir tercih de yaptı; Türk vatandaşlığından çıktı! Böylece sorumluluklardan muaf oldu, yani vergiden kurtuldu. Artık Türkiye’ye Alman pasaportuyla, turist olarak giriyor.





Böyle yalan olur mu?

25 01 2009
Böyle yalan olur mu?  
Atilla Olgaç dün “10 kişiyi öldürdüm” diyerek şoke etti. Bugün şoke etmeye devam ediyor.
 
Türkiye dün onun açıklamalarıyla şoke oldu. ‘Kurtlar Vadisi’nin Kılıç’ı, 45 yıllık tiyatro sanatçısı Atilla Olgaç Kıbrıs’ta 10 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Ama Kılıç bugün yalan söylediğini itiraf etti.
 
“10 KİŞİYİ GERÇEKTEN ÖLDÜRDÜM”
Tamamen ben uydurdum

Savaşın vahşetini göstermek için

Açıklayamadan program bitti

Olgaç daha sonra bunun bir senaryo olduğunu açıklama fırsatı bulamadığını ise şöyle anlattı:”Bütün bunların bir senaryo olduğunu açıklamak isterken reklam dönüşü program bitmiştir. Gerçekle bir ilgisi yoktur.”

Olgaç açıklamasında “Bir esiri ve 10 kişiyi öldürdüm’ cümlesi tamamen savaşın kötü ortamını, acımasızlığını, vahşetini, insanları şoke ederek anlatmak adına tarafımdan yazılmış bir senaryodur.”

Olgaç bugün bir basın açıklaması yaparak dünkü sözlerinin tamamıyla bir senaryodan ibaret olduğunu söyledi. Bu senaryoyu ise savaşın vahşetini anlatmak için yazdığını söyledi.





Ediz Hun, Zeki Müren’i oynayacak

26 12 2008

Ediz Hun, Zeki Müren’i oynayacak
 
Sabah Gazetesi’nden Yüksek Aytuğ’un yazısı: Ünlü film yönetmeni Ülkü Erakalın 21 yıl sonra bugün yeniden rejisör koltuğuna oturuyor. Hem de büyük yankı uyandıracak bir sinema filmi için… “Çığlık Çığlığa Bir Sevda” isimli filmde Ediz Hun, Selma Güneri, Tomris Oğuzalp, Irmak Ünal, Özgür Özberk ve Cenk Sözeri rol alıyorlar. Film ekibi bugün Alanya’da “motor” demeye hazırlanıyor. Film, bir yıldızın doğuşunu, zirveye yükselişini, daha sonra zirveden aşağı yuvarlanmayı hazmedemeyerek, bir ödül töreni sırasında hayata veda edişini anlatıyor. Filmde ismi anılmasa da, bu büyük yıldızın Sanat Güneşi Zeki Müren olduğu pek aşikar. Ülkü Erakalın’ın yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı, senaryosu da kendine ait filmde Zeki Müren’i, Yeşilçam’ın yaşayan efsanelerinden Ediz Hun canlandıracak. Tıpkı Sanat Güneşi’nin son yıllarına ev sahipliği yapan Bodrum gibi, filmin tamamı da bir sahil kentinde, Alanya’da çekilecek. Alanya Belediyesi ise çekimler süresince maddi manevi tüm imkanlarını ekip için seferber edecek.
 
Film, ulusal ve uluslararası film festivallerine katıldıktan sonra vizyona girecek. Erakalın, uzun süre birlikte çalıştığı ve “Katibim” adlı bir de film çektiği Zeki Müren’e en yakın olan kişilerden biriydi. Bodrum Paşası’nın en büyük sırlarından bile haberdar olan Erakalın, sahneye koyduğu tek kişilik oyunu “Yıldızlar Gökte Yaşar”da Zeki Müren’in hayatından kesitleri de izleyicilerle paylaşıyordu. Son olarak 1987 yılında Hülya Avşar’ın başrolünü üstlendiği “Kısrak” adlı filmi çeken ünlü yönetmen Erakalın, 21 yıl sonra yeniden kamera arkasına geçmenin heyecanını yaşarken, “Bunu, hayatımın projesi olarak görüyorum. Bu film, her sanatçı için bir ibret vesikası olacak” diyor.





Kızımın yakarışı kulağımdan gitmiyor

26 12 2008

Kızımın yakarışı kulağımdan gitmiyor
 
7 yıl evli kaldığı eşi Çetin Çapan’dan 2 yıl önce boşanan Pınar Eliçe ‘Orada Neler Oluyor’da boşandığına pişman olduğunu itiraf etti. Pınar Eliçe “Çok flörtüm oldu. Ama Çetin gerçek aşkı hissettiğim ilk ve son erkekti. Hala aklımda. Ondan 2 evladım var. Geçenlerde 6,5 yaşındaki kızım ‘Anne neden boşandınız? Niye bunlar bu kadar küçük yaşta başıma geldi?” diye bir soru sordu. Hüngür hüngür ağlamaya başladım. Evlatlarıma bunu yaşatmaya hakkım yoktu. Suçluyum. Keşke boşanmasaydım. Bazı geceler Çetin’e ‘Hadi gel, çocuklarla beraber sofraya oturalım diyorum, gelmiyor. Onu özlüyorum. Benim kocam yakışıklı, prensip sahibi, ama bir o kadar da karizmatikti” dedi.
 
Pınar Eliçe boşanmasına neden olan olayı da şöyle açıkladı: “Çetin ilgisiz davranmaya başlamıştı. Bir gün bir şey istedim ‘Yapamam, ne halin varsa gör’ dedi. O an anladım ki sona geliyoruz. Evliliğimizi gelip geçen kadınlar değil, eşimin bana olan ilgisizliği yıktı. Ben aşk kadınıyım. Yalnızlığa, yalnız uyumaya tahammül edemem. Sıkılırım” dedi. Pınar Eliçe sözlerine şöyle devam etti: Keşke evliyken çalışsaydım da, eşimin başını yemeseydim. Bir tostçu dükkânı açıp tost yapmaya razıydım. Eşim istemedi. Evde oturunca da böyle oldu.





Türkiye internette Mynet’i arıyor

13 12 2008
Google Türkiye’den yapılan yazılı açıklamada, Google’nin her gün arama motoruna yazılan milyonlarca sorguya dayanarak derlediği en çok aranan kelimeler listesinde Facebook, Oyun ve Mynet’in ilk 3 sırada yer aldığı belirtildi.

Açıklamada, 2008 Türkiye listesinde sosyal ağ siteleri, oyun, video paylaşım sitesi ve dizi terimlerinin öne çıktığı bildirilirken 2008 yılı içerisinde Türkiye’de internet kullanıcılarının en çok arama yaptıkları başlıklarla ilgili liste, grafik ve bilgileri bir araya getirdiği kaydedildi.