Türkiye’yi sattılar

11 10 2009

Şener: ‘Türkiye’yi haraç mezat satarak bitirdiler’

sener

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, dün partisinin ilk mitingini Samsun’da yaptı. AKP hükümetinde Başbakan Yardımcısı iken bir dönem Özelleştirme İdaresi Şener’e bağlıydı. O zaman özelleştirme sürecinde olan ERDEMİR’e kardeşini yönetim kurulu üyesi yapması eleştirilere yol açmıştı.

TÜRKİYE’Yİ BİTİRDİLER
Başına kasketi takan Şener, şöyle konuştu: “Sizler koltuk nedir bilir misiniz? Siyasette koltuğa ’post’ denir. Mevcut iktidar, özelleştirme adında bu ülkenin 70 yıllık mülklerini haraç mezat satarken, ülke ekonomisi dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir hızla yabancılaştırılırken bu ülkenin neyi var neyi yok yabancılara satılırken nasıl oturacaktım o postta? Avrupa’sı, Amerika’sı, Rusya’sı, Çin’i, stratejik tesislerini, limanlarını, bankalarını yabancılara vermiyor. Bu iktidarın elinde şu ülkenin haline bir bakın. Biz oturduğumuz posttan ayağa kalktık. Mevcut iktidar siyaseti rant aracı haline getirdi. Şeffaflık yok, ihale rantları, imar rantları Türkiye’yi bitirdi.”





Ferda Paksüt, Serdar Arseven’ni fena azarladı

29 09 2009

Ferda Paksüt ile Serdar Arseven arasında Ergenekon tartışması yaşandı.

paksut

O, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili’nin eşi. Ama gündeme Ergenekon soruşturması kapsamında geldi. Sanık Ferda Paksüt olarak mahkemeye çıktı.

KAMERALARIN ÖNÜNDE TARTIŞTI
Ve Ferda Paksüt, dün akşam iddianamede telefon görüşmelerine yer verilen Vakit gazetesi yazarı Serdar Erseven ile karşılaştı. Haber de böyle çıktı. İkili kameraların önünde tartıştı. Ferda Paksüt yaşadığı gerginliğin ardından gittiği defilede tesettürlü mankenleri görünce daha da kızdı.

TELEFON GÖRÜŞMELERİ İDDİANAMEYE GİRDİ
Önce Suudi resepsiyonunda, ardından defilede… Ankara’da dün geceye damgasını Ferda Paksüt vurdu. Ergenekon davasında adı sanık sıfatıyla yer alıyor. 3 iddinamede Paksüt’le Vakit gazetesi yazarı Serdar Arseven’in telefon görüsmeleri yer alıyordu.

EŞİNİ SAKİNLEŞTİRMEYE ÇALIŞTI AMA..
O görüsme dün gece Arap resepsiyonda yüz yüze tekrarlandı. Vakit temsilcisi Arseven’in hazırladığı ancak servise koymadığı yazı Ferda Paksüt’ü kızdırmıştı.  Anayasa Mahkemesi Başkenvekili Osman Paksüt eşiyle Arseven arasındaki gerginliği bitirmek için defalarca araya girdi, ancak bitmedi.

KABİNEDE BİRİ VAR
Arseven’e Ergenekon iddianamesinde kendisiyle ilgili bölümleri neden Vakit gazetesinde yazmadığını soran Paksüt, “Kabinede birisi var. Sizinle de konuştu beni de aradı. Yazmanızı engelleyen de o. Büyükelçi iken evimizde de kaldı. Dilerdim ki o yazıyı yazsaydınız, yazamadınız” dedi.

DEFİLEDEN ÇIKACAKTI AMA..
Paksüt, Suudilerin davetinden çıktı, daha renkli bir mekana moda günlerine defile izlemeye gitti. Keyifler yerindeydi ta ki sıra türbanlı kıyafetlere gelinceye kadar… Türban podyuma çıkınca, tepki gösterenler sahne aldı. Ferda Paksüt de çıkmak için birkaç kez hamle yaptı. Alkışlara katılmadı, çantasına sıkı sıkı sarıldı ama arkadaşları engelledi. Ferda Paksüt defileyi sonuna kadar izledi.

http://www.mehmeterdogan.com/2009/09/ferda-paksut-serdar-arsevenni-fena-azarladi/





Gürsel Tekin 3.köprü açıklama

29 09 2009

“Güzergahını biz değiştirdik”

Emekli albay Selçuk Kulen’in İstanbul’da düzenlenen cenaze törenine katılan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, “3. köprü güzergahını biz değiştirdik” dedi.
tekin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Emekli Albay Selçuk Kulen’in İstanbul’da düzenlenen cenaze törenine katıldı. Tören sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, “3. köprünün güzergahını biz değiştirdik” dedi. 3. köprüyle ilgili açıkladıkları güzergahın tartışma konusu olduğunu ifade eden Tekin, “Sayın Belediye Başkanımız güzergahı doğruladı. Başbakınımız ve bakanımız yalanladı. Onu doğrulayan ve tasdikli belgeyi sunduk. Yetkili kurumların uzun süredir 3. köprüyle ilgili hazırlamış olduğu planlı, tasdikli, mühürlü imzalı belgeyi. Demek ki bu uzun süredir sayın Ulaştırma Bakanımızın ‘Eylül ayında ihale yapacağım’ demiş olduğu belgeydi. Tartışma konusu olmamış olsaydı 3. köprü güzergahıın ana planı oydu. Güzergahı biz değiştirdik. Galiba şimdi yeni bin güzergah belirleyecekler ya da mevcut hazırlanmış güzergahları mı değerlendirecekler doğrusu onu da bilmiyorum. Bekleyip göreceğiz” diye konuştu. Tekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “2. köprüye de karşı çıktıılar ama şimdi üstünden geçiyorlar” şeklindeki sözleri için de “Ağır laflar etmiş. Sayın Başbakanımızın üslubunu hiç yakıştıramadım. Sayın Başbakanımız da 1996-1997 yılında şiddetle 3. köprüye karşıydı. O da 1. ve 2. köprünün üzerinden geçiyordu. Nedense 3. köprü gizemli bir hale geldi. Sayın Başbakınımızın ‘Eylül ayında ihale yapacağım’ dediği proje buydu. Biz 3. köprünün ne karşısındayız ne de yanındayız” dedi.





Karaköy genelevi kapatılıyor!

24 06 2009
Karaköy genelevi kapatılıyor!  
Karaköy Zürafa Sokak’taki genelevin kullanım alanı “Park ve Dinlenme Alanı”, Karaköy’de Surp Pırgiç Ermeni Kilisesi’nin hemen yanındaki genelevin kullanım alanı “Belediye Hizmet Alanı” olarak düzenlendi.
 
2863 sayılı kanun çerçevesinde hazırlanan Beyoğlu 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, Anıtlar Kurulu tarafından 7 Ocak 2009 tarih ve 2302 sayılı kararı ile onaylandı. Plan, 15 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul Büyükşehir Meclisi’nde kabul edildi. Anıtlar Kurulu’nun onayladığı, İstanbul Büyükşehir Meclisi’nde kabul edilen imar planıyla Karaköy’deki genelevler kapatılacak.
Karaköy’de; Leblebici Şaban Sokak, Arşın Sokak ve Kemeraltı Caddesi ile sınırlanmış alanda genelev bulunuyor. Genelev, Surp Pırgiç Ermeni Kilisesi’nin hemen yanında bulunuyor. Kilisenin yanındaki binalar genelev olarak işletiliyor. Kilisenin yanındaki genelevlerden 10-11 ve 12 numaralılar Yaşar Ceyhun Mırız ve Sümbül Yaşar’a ait olduğu, diğerlerinin ise Matild Manukyan’a ait olduğu belirtiliyor. Genelevin hemen yakınında Saint-Benoit Lisesi ve bir de sinagog bulunuyor. Beyoğlu 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile, Leblebici Şaban Sokak, Arşın Sokak ve Kemeraltı Caddesi ile sınırlanmış alanda genelevin kullanım alanı “Belediye Hizmet Alanı” olarak düzenleniyor. Söz konusu değişikliğin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre yapılacağı bildirildi. Kanunda; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir” deniliyor.
 
Karaköy Zürafa Sokak’taki genelev de kapatılıyor. Ermeni kökenli Matild Manukyan ve Sümbül Yaşar Karasu’ya ait genelevin kullanım alanı “Park ve Dinlenme Alanı” olarak düzenlendi. Karaköy’de genelevin bulunduğu Zürafa Sokak’ta (çıkmaz sokak) 42 tane evin olduğu, 37 evin Matild Manukyan’ın, beşinin Sümbül Yaşar Karasu adındaki kadına ait olduğu belirtiliyor. 




Süre doldu Kılıçdaroğlu konuştu

23 02 2009
Süre doldu Kılıçdaroğlu konuştu  
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, belediyeye bağlı 23 şirketten ulaşabildikleri 21′inin ticari karları, zararları, borçları ve öz sermayelerini açıklamak zorunda kaldıklarını belirterek, ”Borç miktarı 2 milyar 64 milyon dolar iken, tüm şirketlerin kar toplamı ancak 239 milyon dolardır” dedi.
21 ŞİRKETİN BİLANÇOSUNU AÇIKLADI
Sayın Topbaş açıklamadığı için 21 şirketin bilançolarını zorunlu olarak biz açıklıyoruz ” diye konuşan Kılıçdaroğlu, Topbaş’ın verdiği sözü kendilerinin yerine getirdiğini kaydetti. İki şirketin bilançolarını bulamadıklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, “21 şirketin bilançosunu açıklıyoruz. 21 şirketin 3′ü zarar 18′i ticari kar beyan etmiştir. Şirketlerin zararları 17 milyon 957 bin liradır.Kalan 18 şirketin ticari karı da 296 565 bin liraddır. Bu sonuçlar olumlu gibi görünmekle beraber bilançoları incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. 21 şirketin 31.12. 2007 tarihi itibariyle kısa ve uzun vadeli borçları 2 milyar 407 bin 524 liradır. Bir başka anlatımla 2007 sonu itibariyle dolar kuru esas alındığında bu şirketlerin borçları 2 milyar 63 milyon doları bulmaktadır” dedi.

“İDO’NUN DURUMU ÖZELLİK ARZ ETMEKTEDİR “
Bilançoların yakından incelendiğinde bir şirketin farklı bir özellik içerdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bir şirketin durumu özellik arz etmektedir. İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş’nin hesaplarına bakıldığında 283 milyon 741 lira kanunen kabul edilemeyen gider sözkonusudur. ” diyen Kılıçdaroğlu bu giderlerin neler olduğunu Topbaş’ın açıklamasını beklediğini de kaydetti.
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2.3 MİLYAR DOLAR BORCU VAR “
Açıkça görülmektedir ki şirketlerin yıllık bilanço karlarıyla yıllık borç yükü arasında yaklaşık 1′e 10 oran vardır. Yani şirketler yıllık karlarını 10 yıl üst üste koyup biriktirdikleri zaman ancak anapara borçlarının bir kısmını karşılayabilmektedirler. Borç miktarı 2 milyar 64 milyon dolarken tüm şirketlerin kar toplamı 239 milyon liradır. Bu borçlar sadece 21 anonim şirkete ait borçlardır. Ayrıca ibb’nin Hazine Müsteşarlığı kayıtlarına göre 2.3 milyar dolar tutarında bir borcu da bulunmaktadır. ” dedi. Kılıçdaroğlu İBB’nin mali yapısının hiç de içiaçıcı olmadığını ve borçların kapatılması için yine borç alındığını da belirtti.
“21. YÜZYILDA DÜYUN- U UMUMİYE İDARESİ İBB DE TAHT KURMUŞTUR”
Kılıçdaroğlu, “Belediyenin raylı sistem gelirleri yangın sigorta vergi gelirleri, servis araçları ruhsat izin gelirlerinin önemli bir kısmı 2022 yılına kadar ipotek altına alınmış. 21. yüzyılda Düyun- u Umumiye idaresi İBB de taht kurmuştur. 21. yüzyılın İstanbulunda İstlilere hizmet etmenin yolu İstanbullulara hizmet etmekten geçmelidir. Biz söz veriyoruz. İstanbula ve İstanbullu’ya hesap vermeyi onurlu bir görev olarak kabule edceğiz. İstanbul 21. yüyılda bir dünya markası olacaksa bunun yolu saydam yönetimden geçmektedir. Saydam yönetim kul hakkı yemeyen yönetimdir ” dedi .




Türk’ten Baykal’a tepki

23 10 2008
Türk’ten Baykal‘a tepki   
Ankara (AA)- Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk, ”partisinin bazı illerde yaşanan gösterilerde halkın arasında bulunduğunu, gösterilen tepkilerin demokratik sınırlar içerisinde tutulması için büyük çaba gösterdiğini ve bunda da başarılı olduğunu” iddia etti.
Türk, yaptığı yazılı açıklamada, ”bazı siyasetçilerin, demokratik hukuk devletlerinde yaşanması kabul edilemeyecek, adeta polis devleti görüntüsü yaratan uygulamalara yaklaşımının ibret verici olduğunu” savundu.
Ahmet Türk, ”bazı illerde yaşanan gösterilerin devletin ve hükümetin yanlış ve haksız uygulamalarına gösterilen demokratik tepki olduğunu ve devletin bütün kurumlarıyla buna tahammül göstermesi gerektiğini” ileri sürdü.
”Sosyal demokratlık, 1 Mayıs’a da, Nevruz’a da, herhangi bir protesto gösterisine de aynı standartla yaklaşmayı, demokratik talepleri içine sindirmeyi, herkese demokrasi istemeyi gerektirir” diyen Türk, ”CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın bu yaklaşımıyla, AKP’nin halka uyguladığı şiddeti meşrulaştırmaya çalıştığını” iddia etti.

 





Onlara hadlerini bildireceğiz!

12 09 2008
AK Parti’nin Kadıköy İlçe Teşkilatı’nın iftarına katılan Başbakan Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Bizim aka kara, karaya ak diyen siyasetle işimiz olmadı, olmayacak” dedi. Erdoğan, Partisi’nin Kadıköy İlçe Teşkilatınca, Bostancı’daki The Green Park Otel’de düzenlenen iftar yemeğinin sonunda yaptığı konuşmada, ramazan ayında manevi duyguların, birliğin, dayanışmanın ve yardımlaşmanın, rahmet ve bereketin doruk noktasına ulaştığını belirterek, tüm İslam dünyasının bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, tüm insanlığın huzur ve refaha kavuşması temennisinde bulundu.

İktidara geldikleri günden itibaren de bunu yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin bölgesiyle güven ve istikrara kavuşmasının her zaman öncelikleri olduğunu söyledi. Erdoğan, istikrar ve güvenin yerleştiği bir ortamda huzur ve barışın, yardımlaşma, dayanışma, ileriye dönük ilerleme, kalkınma ve refahın da olacağını dile getirerek, son 6 yılda Türkiye’nin hem bölgesine hem de tüm dünyaya verdiği mesajın bu olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin tek partili bir iktidar altında istikrar ve güven içinde yoluna devam ettiğini ve bunun süreceğini vurgulayan Erdoğan, bunun göstergelerini herkesin gördüğünü dile getirdi. 6 yıl önce hayal bile edilemeyen seviyelerin bugün aşıldığını, artık daha büyük hedefler, seviyeler belirlendiğini kaydeden Erdoğan, Cumhuriyet tarihi boyunca ihracatın ulaşabildiği son noktanın 36 milyar dolar, bugün gelinen noktanın ise 130 milyar dolar olduğunu anlattı.

Bunların durup dururken veya yan gelip yatarak olmadığını, çalışarak yapıldığını ifade eden Erdoğan, kendilerinin, girişimcilerin, ihracatçıların, sanayicilerin dünyayı ”fellik fellik” dolaşarak bu neticeyi yakaladıklarını kaydetti. Dünyada şu anda ilk 3 sıradaki müteahhitler arasında Çin’in 1, ABD’nin 2, Türkiye’nin ise 3 numara olduğunu ifade eden Erdoğan, önde gelen müteahhit firmalar arasında 28 Türk firması bulunduğuna dikkati çekti. Gayri safi yurt içi hasılanın 230 milyar dolardan 2007 yılı sonu itibariyle 659 milyar dolara çıkarıldığına işaret eden Erdoğan, bu rakamın bu yıl çok daha iyi bir noktaya geleceğini ve kişi başına 10 bin dolar olan milli gelir hedefinin yakalanacağını belirtti.

Türkiye’nin itibarı ve saygınlığının arttığını, bölgesinde ve dünyada etkin, sözü geçen, sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini söyleyen Erdoğan, buna paralel olarak da Türkiye’nin ekonomik gücünün arttığını bildirdi. Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bizim aka kara, karaya ak diyen siyasetle işimiz olmadı, olmayacak. Bizim çözüm üretmeyen, tersine sorun üreten siyaset anlayışıyla da işimiz olmadı, olmayacak. Bizim Türkiye’nin meselelerine değil, kendi meselelerine, kendi çıkarlarına odaklanan siyaset anlayışı ile de işimiz olmadı. Bizim kavgayla, dövüşle, çatışmayla asla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Biz işimize bakacağız. Hizmet üretmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin meselelerine çözüm üretmeye devam edeceğiz. Biz Türkiye’yi büyütmeye, soframızdaki ekmeği büyütmeye devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi, endişesi olmasın. Bizi çatışma minderine, kavga minderine çekmek isteyenler oldu. Bugün de var, yarın da olur. Asla aldırmayacağız. Gülüp geçeceğiz, ama hadlerini de bildireceğiz. Öyle bir yanağa atsın bir tokat, öbürünü çevir, yok öyle bir şey. Bizim kültürümüzde de yok. Akif diyor ya; Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum.”

Gerçeği öğreteceklerini, bilmeyenlerin de bileceğini ifade eden Erdoğan, ”Gerçeği bilecekler ki bu ülkede bugüne kadar ülkenin imkanları nasıl söğüşlenmiş, kimler tarafından söğüşlenmiş, benim halkım, benim milletim, benim insanlarım bunları bilsin, öğrensin” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Sanılmasın ki iftiralar karşısında, çamur atmalar karşısında, yalanlar, haksız ithamlar karşısında sessiz kalacağız. Asla, asla. Gereken cevabı vereceğiz” dedi. Erdoğan, Partisi’nin Kadıköy İlçe Teşkilatınca düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, herkesin gerçek niyetini milletin nezdinde belirgin hale getireceklerini ve yollarına devam edeceklerini söyledi.

Partisi’nin Kadıköy teşkilatıyla tüm teşkilata bir ricası olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Sizi çatışmaya, kavgaya, polemiğe, sonu gelmez çatışmalara çekmek isteyenlere karşı lütfen azami derecede dikkatli olunuz. Moda’da bir yerlerden sipariş olan tipler gelebilir. Biz bunlara alışığız. Bunlar hayatı o şişenin içerisinde görenler. Biz hizmet ediyoruz ve bu ülkede hizmet verirken hedef saptırmayı yapanlara diyoruz ki (hedefi doğru tayin edin lütfen).”

Belediyenin orada şık ve güzel bir hizmet verdiğini, içine girilemez hale gelmiş olan bir yeri güzel bir restorasyondan sonra İstanbul’a, Kadıköy’e kazandırdığını ifade eden Erdoğan, ”Sen şimdi geliyorsun, bunu gölgelemeye çalışıyorsun. İnsaf, el insaf. Ondan sonra bununla ilgili kendine göre gösteriler yapıyorsun. Meydan boş, gösteri yapabilirsin. Bizim de bu gösterilere pek de aldırış edecek halimiz yok. Biz de işimize devam ediyoruz” diye konuştu.

Kadıköylülerin bunu unutmamasını isteyen Erdoğan, milletin meselelerini çözmek, farklı bir siyaseti ülkede hakim kılmak, sorun değil milletin derdine çareler üretmek için geldiklerini söyledi. 6 yıldır yaptıklarının bu olduğunu ve 6 yıldır ortaya konulan eserlere bakanların da bunu göreceğini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin neresine gidilirse gidilsin, hangi şehrine, hangi ilçesine gidilirse gidilsin, on yıllardır çözülemeyen sorunların artık çözüldüğünün görüleceğini anlattı.

”BIRAK DA BİZ DE YOLUMUZA DEVAM EDELİM”

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ”Kardeşim, vatandaşın bir kısmı içiyor mu? Buyursun içsin. Ama bir kısmı içmiyorsa, bırak da o da içmesin. Seni niye rahatsız ediyor? Mahalle baskısı deniliyor ya asıl mahalle baskısı bu ülkede, (ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç), bu anlayışı sürdürenlerde, bunlara yapılıyor bu mahalle baskısı, sıkıntı burada. Ben beyefendiye diyorum ki (Ya kardeşim sen iç. Bırak da ben içmeyeyim ya. Aynı masada oturalım sen iç, ben içmeyeyim). (Yok) diyor, (sen de bir kadeh tokuştur). Kafaya bak ya. Ben mecbur muyum sen tokuşturuyorsun diye tokuşturmaya? Köşesinden bana akıl veriyor. O aklını sen kendine sakla. Sen devam et o işe. Ama bırak da biz de yolumuza devam edelim. Bizim yapacak çok işimiz var. Kaybedecek vaktimiz yok.”

Türkiye’nin geliştiğini milletin gördüğünü belirten Erdoğan, sadece ihracatın değil, ekonomik göstergelerin hemen tamamının, eğitime, sağlığa, enerjiye, bayındırlığa, ulaşıma, adalete ve emniyete ilişkin tüm göstergelerin, tüm parametrelerin tarihin en iyi seviyelerine ulaştığını kaydetti. Vazifelerinin, bunları muhafaza etmek ve daha da yükseğe taşımak olduğunu dile getiren Erdoğan, engel çıkaranlara, kuyu kazanlara, gereksiz tartışmalarla, sanal gerginliklerle Türkiye’ye vakit kaybettirenlere asla prim vermeyeceklerini ve yollarına devam edeceklerini vurguladı. Bu yolda rehavet ve taviz vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, ”Bu yolda yorulmak, durmak yok. Yola devam” dedi.

Seçimlere 6 ay kaldığını, artık Kadıköy’ün, Kadıköy ve Ataşehir olarak 2 ilçe haline geldiğini hatırlatan Erdoğan, AK Parti olarak bu iki ilçe belediyesini de almaları gerektiğini, bu konuda Kadıköy teşkilatından bu başarıyı beklediğini söyledi.

Erdoğan, ”Mart 2009′da gülen Kadıköy, gülen Ataşehir, gülen İstanbul, gülen Türkiye olacak. Yeter ki inanalım, azimle çalışalım” dedi. İftar yemeğine, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve partililer katıldı.