AKP Ankara adaylarını açıkladı

1 01 2009
29 Mart Yerel Seçimlerinde AKP’nin Ankara Büyükşehir, Gaziantep ve Erzurum adayları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir programla açıklandı. Erdoğan Ankara’da yola Melih Gökçek’le devam edeceklerini söyledi. AKP’nin Erzurum adayı yeniden Ahmet Küçükler oldu. Gazientep Belediye Başkan adayı ise yeniden Asım Güzelbey oldu.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
AKP Genel Merkezi’nde yapılacak toplantı için parti önünde büyük bir hareketlilik yaşandı. Yüzlerce partili AKP binasının önüne gelirken içerdeki toplantının canlı olarak dışarı verilmesi için dev ekranlar kuruldu. Emniyet güçleri de Parti çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:
 
-Bugün Ankara, Gaziantep ve Erzurum başkan adayını açıklayacağız
-Dadaşlar diyarını yeniden Türkiye’nin yıldızı haline getiriyoruz ve getireceğiz. Erzurum’a yeniden Ahmet Küçükler ile yolumuza devam ediyoruz.
-Erzurum Doğu’nun incisi olarak biliniyordu, ancak bizden önceki dönemlerde bu potansiyel değerlendirilememiştir.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Tarihi misyonumuzu sürdürmemiz gerekiyor
-Bugüne kadar bazı  illerin adaylarını kamuoyuna duyurduk, bazı arkadaşlarla yola devam etme kararı verdik. Bazı yerlerde ise anket çalışmaları devam ediyor, kamuoyu yoklamaları yapılıyor, henüz karar vermedik.
-15 Ocak’a kadar adaylarımızı açıklayacağız
-Amacımız kimseye koltuk dağıtmak, makam sağlamak, paye vermek değil, biz sorunları çözecek başkan adayları arıyoruz
-Halkın gönlüne girebilen bizim adayımızdır
-Biz adil paylaşımı nasıl sağlarız bunun gayreti içindeyiz
-İş bilenin kılıç kuşananındır
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Şehirlerimizi geleceğe hazırlıyoruz
- Eğer bir belediye başkanı çat kapı vatandaşımın evine gidip kabul edersen ben sizin çayınızı içmek istiyorum diyebiliyorsa işte o başka bir ildir başka bir ilçedir. Bir belediye başkanı telefonunu açıpta Ahmet bey bu akşam hanımefendiyle beraber yemeğe bekliyorum derse bu farklı bir belediye başkanıdır. İşte bu bağı kurabilen bir belediye başkanı AKP belediye başkanıdır.
- Bunu söylerken çok ciddi bir riski üstleniyorum. Çünkü bu noktada güvenmek istiyorum. Bunu başarmamız lazım ve bizler eğer bunu başarabilirsek inanıyorum ki bizim halk nezlinde itibarımız her geçen gün artmaya devam
-Kim televizyon ekranlarında yalan haberler uydurursa uydursun halkın gönlüne girmeye kimse engel olamaz.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Ve silmek silinmek mümkün değil. Çünkü bunlar özellikle seçilmiş haberlerdir. Öğrenciler donuyor dedikleri olaylar var ya bir tane bir yerde buluyor. Özellikle böyle bir şeyi seçer bulabilirsin. Burada sorumlu kimdir okulun müdürüdür. Buralarda kasıtlı olarakta bunu yapabilir.
 Bu konuda iddialı olan bir iktidar var bu ülkede. Bunu hazmedemeyen bir iktidar da var bu ülkede.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
- Türkiye bugün tam bir kararlılık içinde AB ile katılım müzakerelerini yürütüyor. Bugün bölgesel sorunların yanı sıra küresel sorunlarda da Türkiye’nin tavrı izleniyor. Ankara’nın da uluslararas platformda adı daha fazla duyuluyor.
- Hep şunu duyardık. Sizin Ankara’nın havaalanı niçin böyle derlerdi. Şehriniz hep villalarla dolu derlerdi. Gecekondunun farkında değillerdi. Hele hele bunların birçoğu gece girdiği zaman ağaçların arasında villaları görürlerdi. Bu defa olay değişti. Şimdi bize diyorlar ki gerçekten bu bulvarın yapılmasıyla birlikte havaalanının yeni terminal binasını yapılmasıyla birlikte bize şimdi şunu söylüyor, Ankara bu kadar kısa zamanda nasıl böyle değişti. Hep bunu söylemeye başladılar.
- Ankara Türkiye’nin alt yapı ve üst yapı yatırımlarını yaptı ve bugünden bir Avrupa Başkenti haline geldi. 1994 yılına kadar Ankara’ya yapılan toplam alt üst geçit sayısı 17 idi. Şu son 15 yılda Ankara’ya yeni 101 alt üst geçit yapıldı.
- Şehrin pek çok yerinde yeni bulvarlar yapıldı. Yurt dışından gelenler özellikle Ankara’ya ilişkin değerlendirmelerini yaparken buralara bakarken yapıyor. Çok kısa bir süre zarfında bu yol tamamlandı çağdaş bir görünüme kavuştu.
- İşimiz bitti mi bitmedi? Şu anda konutlarımız yükseldi bu konutlarla birlikte tabi bütün o çevrenin peyzaj çalışmaları da bitirilecek. Gerek konutlar gerekse yemyeşil parklar bahçeler oraya yapıldığı anda da Ankara’ya giriş çok daha güzel bir anlam kazanılacak.




‘AKP’yi germeye devam edeceğiz’

24 11 2008
‘AKP’yi germeye devam edeceğiz’  
DTP, 15 gün sürecek olan bölge gezisini Hakkari’den başlattı. Burada konuşan DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, günlerdir televizyonlarda bölgeye yapacakları gezinin ‘Gerilim gezisi, gerilim haritası’ olarak duyurulmasına tepki gösterdi. Ayna, “Bizim bölge gezimiz teleziyonlarda ‘gerilim gezisi, gerilim haritası’ olarak veriliyor. Biz toplumu geriyormuşuz. Biz devletin ve hükümetin yanlışlarını söylüyoruz. Eğer gerçekleri söylemek, AKP’yi ve Başbakan Erndoğan’ı geriyorsa germeye devam edeceğiz. Bu seçimlerde demokratik özerkliği yaratacak, özerk bölgelerimizi kuracağız” dedi.
DTP yerel seçimlerin startını Başbakan Recep Erdoğan’ın gelmesine tepki gösterdiği Hakkari’den verdi. 15 gün sürecek 14 ve 28 İlçeyi kapasayacak Doğu ve Güneydoğu ve Akdeniz bölgesi gezisinin ilk durağı için Hakkari’ye gelen DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Van Milletvekilleri Özdal Üçer, Fatma Kurtulan, Hakkari Milletvekili Hamit Geylani ile Iğdır Miletvekili Pervin Buldan, Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Hakkari’ye 30 kilometre uzaklıktaki Çiftlik mevksinde partililer tarafından karşılandı. Sık sık terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan lehine slogan atan grup, daha sonra araçlarıyla uzun bir konvoy oluşturarak Hakkari’ye kadar seçim otobusünde bulunan Ayna ve DTP’li milletvekillerine eşlik etti.
 
Seçim otobüsünün Hakkariye girişinde toplanan yaklaşık 2 bin kişi üç renk bezler, PKK flamaları açıp terör örgütü ve elebaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar attı. Daha sonra Cumhuriyet Meydanı’nda seçim otobüsü üzerinde DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna kalabalığa hitap etti.
Ayna, son günlerde DTP’nin Doğu ve Güneydoğu illerine yapacağı geziye ‘Gerilim gezisi, gerilim haritası’ benzetmesi yapılmasına tepki gösterdi. Ayna, seçim startını moral bulup motive olmak amacıyla Hakkari’de verdiklerini belirterek şöyle konuştu:
 
“Bu gezimizle seçim startını verdik. Birkaç gündür televizyonlar bizim bölge gezimizi ‘gerilim gezisi gerilim haritası’ olarak veriyor. Biz toplumu geriyormuşuz. Ne yapıyoruz? Devletin yanlışını söylüyoruz. Ne yapıyoruz? Hükümetin hatalarını söylüyoruz. Yanlışları söylediğimiz için toplumu geriyormuşuz. Sizler bizim haklarımızı yok sayarken, hatta bizi yok sayarken, ölümü dayatırken sesiz mi kalalım. Durup izleyelim mi. AKP son bir yıldır bir slogan bulmuş. ‘Durmak yok yola devam.’ Yani onlar durmak yok savaşa devam derken susalım mı? Onlar durmak yok açlığa, yoksulluğa devam derken susalım mı? Operasyonlara ölümlere devam derken, Kürt halkını inkar ve imhasına devam derken susalım mı? Eğer gerçekleri söylemek AKP ve Erdoğan’ı geriyorsa germeye devam edeceğiz.”
SEÇİMDE ÖZERK BÖLGELERİMİZİ KURACAĞIZ’
 
Gezilerinin nedeninin seçim çalışması yapmak olmadığını söyleyen Emine Ayna konuşmasına şöyle devam etti:
 
“Biz sizleri motive etmek için değil, sizlerden güç almak, sizlere teşekkür etmek, sizlerin bizleri motive edeceğini bildiğimiz için gezimize buradan başladık. Seçim çalışması için Hakkari’ye Van’a Diyarbakır’a, Batman’a görevlendirme yapmayacağız. Çünkü biliyoruz ki halkımız değerlerine sahip çıkar. Bedelini ağır ödemiştir. Görevlendirmelerimizi, seçim çalışmalarımızı henüz belediyesi DTP’li olmayan illerde ilçelerde yapacağız. Halkın bizi en büyük oyla birinci çıkaracağına inanıyoruz. Bölge gezimiz çerçevesinde halkımızla kucaklaşıp selamlasacağız. Sizlerden aldığımız büyük güçle yolumuza devam edeceğiz. Son sözümüz ‘Beğenmeyen gitsin’ diyen Erdoğan’a. Ona buradan söyle sesleniyoruz. Bırakalım çekip gitmeyi bir yana, eğer bu halk çekip gidecek olsaydı, 25 yıldır yaptığınız zulümden dolayı gitmedi. Şimdi bırakalım çekip gitmeyi, seçimlerde demokratik özerkliği yaratacağız, özerk bölgelerimizi kuracağız.”
 
Sık sık terör örgütü PKK ve elebaşı Öcalan lehine atılan sloganların ardından konuşmasını tamamlayan Ayna ve beraberindeki milletvekilleri buradan Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne gitti.




İstanbul 10. Noterine savcılık soruşturması

26 09 2008

İstanbul 10. Noterine savcılık soruşturması  
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 10. Noteri İsmet Büyükkılıç hakkındaki iddialara ilişkin soruşturma açtı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 10. Noter İsmet Büyükkılıç hakkında basına yansıyan iddialara ilişkin haberleri ihbar kabul ederek, resen soruşturma başlattı.
İsmet Büyükkılıç hakkında, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu ile CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılan suç duyurularının da bu soruşturmanın evrakına ekleneceği bildirildi.
Almanya’daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan’ın yurt dışında tutuklu bulunduğu dönemde, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’a İstanbul 10. Noterliği aracılığıyla ”genel vekaletname” verdiği, dolayısıyla bu vekaletnamenin sahte olduğu iddia ediliyor.

 





Deniz Feneri’nden Erdoğan’a darbe

24 09 2008
Deniz Feneri’nden Erdoğan’a darbe  
Son altı yıldır yapılan araştırmalarda halk tarafından en güvenilir lider olarak görülen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri ve Aydın Doğan kavgası nedeniyle güven kaybına uğradı. Erdoğan-Doğan kavgasında Başbakan Erdoğan’a inananların oranı yüzde 23.9′da kalırken, Erdoğan’ın Deniz Feneri yolsuzluğu içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 47.8 oldu.
Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi’nin Eylül ayı içinde yaptığı “Toplumun Medya-Siyaset İlişkilerine Bakışı ve Yerel Yönetimler Araştırması” AKP hükümetinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan güvenin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. 16 Büyükşehir Belediyesi ve 23 metropol ilçede yapılan araştırmaya 2 bin 420’si kadın, 2 bin 448′i erkek toplam 4 bin 868 kişi katıldı.

-TÜRK HALKI DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN YOLSUZLUK YAPTIĞINA İNANIYOR-

 Ankete göre, Türk halkının yüzde 78.3 gibi büyük bir oranı Deniz Feneri e.V’de yolsuzluk yapıldığı iddialarının doğru olduğuna inanıyor. Yolsuzluk yapıldığına inanmayanların oranı yüzde 10.1 olurken, konu ile ilgili fikri olmayanların oranı yüzde 11.6′yı buldu.
Ankette, Almanya’daki Deniz Feneri e.V için öne sürülen yolsuzluk olaylarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olabileceğine inananların oranı ise yüzde 47.8 olurken, yüzde 34.4′ü ise inanmadığını söyledi. Bu konu ile ilgili fikir beyan etmeyenlerin oranı ise yüzde 17.8 oldu.
 

 

-DENİZ FENERİ, AKP’YE YARAMADI-

 Deniz Feneri yolsuzlukları karşısında AKP hükümetinin konuya bakış açısı sonrasında ise hükümetin yolsuzlukların üzerine gittiğine ilişkin kanı da ortadan kalktı. Ankette, “Adalet ve Kalkınma Partisinin Yolsuzlukların üzerine gittiğine inanıyor musunuz?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 64.9 gibi büyük bir kısmı “hayır inanmıyorum” yanıtını verdi. AKP’nin yolsuzlukların üzerine gittiğine inananların oranı ise yüzde 21.3′te kaldı.

 

AKP KENDİ ZENGİNİNİ YARATIYOR
Ankette, AKP’nin kendi zenginlerini yaratma çabası içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 57.5′i bulurken, inanmayanların oranı yüzde 24.8′de kaldı.

Anket ile toplumun iktidar partisinin yolsuzlukların üzerine gitmediğini, kendi zenginlerini yarattığını ve dolayısıyla kendi taraftarlarına imtiyazlar sağladığını düşündüğü açıkça ortaya çıktı. Başbakan’ın, sert söylemlerinin yolsuzluklarla ilgili haber yapacak diğer medya mensuplarını korkutacağını ve medyanın asli görevi olan siyaseti izleme işini yapamayacak hale gelmesine sebep olacağını düşünenlerin oranı da çok yükseldi.

-TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ DENİZ FENERİ-

 

Ankete göre, Türkiye’nin son dönemdeki en önemli olayı yüzde 29.9 ile Deniz Feneri yolsuzluğu olarak ortaya çıkarken, ikinci sırada ise yüzde 24.1 ile “medya-Başbakan tartışması” oldu. Bu iki olayı yüzde 9.3 ile Rus-Gürcü savaşı, yüzde 7.2 ile Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan gezisi, yüzde 6.9 ile de diğer yolsuzluk iddiaları takip etti.
-BAŞBAKAN-DOĞAN MEDYA DÜELLOSU ERDOĞAN’A YARAMADI-
Anketin önemli sonuçlarından biri de Aydın Doğan ve Başbakan Erdoğan arasındaki tartışma ile ilgili. Ankete göre halkın yüzde 25.7’si tartışmada Aydın Doğan’ı haklı olarak görürken, yüzde 23.9′u Başbakan Erdoğan’ı haklı görüyor. Her ikisini de haksız gören ise yüzde 40.3 gibi yüksek bir oran oldu.




Toptan: Türkiye boyutu da ortaya çıkarılmalı

18 09 2008

Meclis Başkanı Köksal Toptan, Almanya’da sonuçlanan Deniz Feneri davasıyla ilgili kararı Türkiye’nin görmezden gelemeyeceğini belirterek Türkiye’deki savcıların da süratle olaya el koyması ve sonuçlandırmak için gereken her şeyi yapması gerektiğini söyledi. Toptan, “Hiç bir şey olmadı, oradaki karar orada kaldı. Türkiye’nin bununla ilgisi yok’ dememeli. Bizim din duygularımız kullanıldı, insani değerler kullanıldı. Kötü kullanıldı. Kötü kullanım da itiraflara dayalı olarak Alman yargısı tarafından hükme bağlandı. Türkiye’nin çok hassas olduğu bir alandır bu alan. İnsanlarımızın bu tür konulardaki yardım sever duygularını, özelliklerini biliyoruz. O bakımdan, burada yanlış yapanın yanına kar kalmadığının gösterilmesi, mutlaka Türkiye boyutunda da ortaya çıkarılması gerekiyor” dedi.





Onlara hadlerini bildireceğiz!

12 09 2008
AK Parti’nin Kadıköy İlçe Teşkilatı’nın iftarına katılan Başbakan Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Bizim aka kara, karaya ak diyen siyasetle işimiz olmadı, olmayacak” dedi. Erdoğan, Partisi’nin Kadıköy İlçe Teşkilatınca, Bostancı’daki The Green Park Otel’de düzenlenen iftar yemeğinin sonunda yaptığı konuşmada, ramazan ayında manevi duyguların, birliğin, dayanışmanın ve yardımlaşmanın, rahmet ve bereketin doruk noktasına ulaştığını belirterek, tüm İslam dünyasının bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, tüm insanlığın huzur ve refaha kavuşması temennisinde bulundu.

İktidara geldikleri günden itibaren de bunu yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin bölgesiyle güven ve istikrara kavuşmasının her zaman öncelikleri olduğunu söyledi. Erdoğan, istikrar ve güvenin yerleştiği bir ortamda huzur ve barışın, yardımlaşma, dayanışma, ileriye dönük ilerleme, kalkınma ve refahın da olacağını dile getirerek, son 6 yılda Türkiye’nin hem bölgesine hem de tüm dünyaya verdiği mesajın bu olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin tek partili bir iktidar altında istikrar ve güven içinde yoluna devam ettiğini ve bunun süreceğini vurgulayan Erdoğan, bunun göstergelerini herkesin gördüğünü dile getirdi. 6 yıl önce hayal bile edilemeyen seviyelerin bugün aşıldığını, artık daha büyük hedefler, seviyeler belirlendiğini kaydeden Erdoğan, Cumhuriyet tarihi boyunca ihracatın ulaşabildiği son noktanın 36 milyar dolar, bugün gelinen noktanın ise 130 milyar dolar olduğunu anlattı.

Bunların durup dururken veya yan gelip yatarak olmadığını, çalışarak yapıldığını ifade eden Erdoğan, kendilerinin, girişimcilerin, ihracatçıların, sanayicilerin dünyayı ”fellik fellik” dolaşarak bu neticeyi yakaladıklarını kaydetti. Dünyada şu anda ilk 3 sıradaki müteahhitler arasında Çin’in 1, ABD’nin 2, Türkiye’nin ise 3 numara olduğunu ifade eden Erdoğan, önde gelen müteahhit firmalar arasında 28 Türk firması bulunduğuna dikkati çekti. Gayri safi yurt içi hasılanın 230 milyar dolardan 2007 yılı sonu itibariyle 659 milyar dolara çıkarıldığına işaret eden Erdoğan, bu rakamın bu yıl çok daha iyi bir noktaya geleceğini ve kişi başına 10 bin dolar olan milli gelir hedefinin yakalanacağını belirtti.

Türkiye’nin itibarı ve saygınlığının arttığını, bölgesinde ve dünyada etkin, sözü geçen, sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini söyleyen Erdoğan, buna paralel olarak da Türkiye’nin ekonomik gücünün arttığını bildirdi. Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bizim aka kara, karaya ak diyen siyasetle işimiz olmadı, olmayacak. Bizim çözüm üretmeyen, tersine sorun üreten siyaset anlayışıyla da işimiz olmadı, olmayacak. Bizim Türkiye’nin meselelerine değil, kendi meselelerine, kendi çıkarlarına odaklanan siyaset anlayışı ile de işimiz olmadı. Bizim kavgayla, dövüşle, çatışmayla asla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Biz işimize bakacağız. Hizmet üretmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin meselelerine çözüm üretmeye devam edeceğiz. Biz Türkiye’yi büyütmeye, soframızdaki ekmeği büyütmeye devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi, endişesi olmasın. Bizi çatışma minderine, kavga minderine çekmek isteyenler oldu. Bugün de var, yarın da olur. Asla aldırmayacağız. Gülüp geçeceğiz, ama hadlerini de bildireceğiz. Öyle bir yanağa atsın bir tokat, öbürünü çevir, yok öyle bir şey. Bizim kültürümüzde de yok. Akif diyor ya; Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum.”

Gerçeği öğreteceklerini, bilmeyenlerin de bileceğini ifade eden Erdoğan, ”Gerçeği bilecekler ki bu ülkede bugüne kadar ülkenin imkanları nasıl söğüşlenmiş, kimler tarafından söğüşlenmiş, benim halkım, benim milletim, benim insanlarım bunları bilsin, öğrensin” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Sanılmasın ki iftiralar karşısında, çamur atmalar karşısında, yalanlar, haksız ithamlar karşısında sessiz kalacağız. Asla, asla. Gereken cevabı vereceğiz” dedi. Erdoğan, Partisi’nin Kadıköy İlçe Teşkilatınca düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, herkesin gerçek niyetini milletin nezdinde belirgin hale getireceklerini ve yollarına devam edeceklerini söyledi.

Partisi’nin Kadıköy teşkilatıyla tüm teşkilata bir ricası olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Sizi çatışmaya, kavgaya, polemiğe, sonu gelmez çatışmalara çekmek isteyenlere karşı lütfen azami derecede dikkatli olunuz. Moda’da bir yerlerden sipariş olan tipler gelebilir. Biz bunlara alışığız. Bunlar hayatı o şişenin içerisinde görenler. Biz hizmet ediyoruz ve bu ülkede hizmet verirken hedef saptırmayı yapanlara diyoruz ki (hedefi doğru tayin edin lütfen).”

Belediyenin orada şık ve güzel bir hizmet verdiğini, içine girilemez hale gelmiş olan bir yeri güzel bir restorasyondan sonra İstanbul’a, Kadıköy’e kazandırdığını ifade eden Erdoğan, ”Sen şimdi geliyorsun, bunu gölgelemeye çalışıyorsun. İnsaf, el insaf. Ondan sonra bununla ilgili kendine göre gösteriler yapıyorsun. Meydan boş, gösteri yapabilirsin. Bizim de bu gösterilere pek de aldırış edecek halimiz yok. Biz de işimize devam ediyoruz” diye konuştu.

Kadıköylülerin bunu unutmamasını isteyen Erdoğan, milletin meselelerini çözmek, farklı bir siyaseti ülkede hakim kılmak, sorun değil milletin derdine çareler üretmek için geldiklerini söyledi. 6 yıldır yaptıklarının bu olduğunu ve 6 yıldır ortaya konulan eserlere bakanların da bunu göreceğini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin neresine gidilirse gidilsin, hangi şehrine, hangi ilçesine gidilirse gidilsin, on yıllardır çözülemeyen sorunların artık çözüldüğünün görüleceğini anlattı.

”BIRAK DA BİZ DE YOLUMUZA DEVAM EDELİM”

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ”Kardeşim, vatandaşın bir kısmı içiyor mu? Buyursun içsin. Ama bir kısmı içmiyorsa, bırak da o da içmesin. Seni niye rahatsız ediyor? Mahalle baskısı deniliyor ya asıl mahalle baskısı bu ülkede, (ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç), bu anlayışı sürdürenlerde, bunlara yapılıyor bu mahalle baskısı, sıkıntı burada. Ben beyefendiye diyorum ki (Ya kardeşim sen iç. Bırak da ben içmeyeyim ya. Aynı masada oturalım sen iç, ben içmeyeyim). (Yok) diyor, (sen de bir kadeh tokuştur). Kafaya bak ya. Ben mecbur muyum sen tokuşturuyorsun diye tokuşturmaya? Köşesinden bana akıl veriyor. O aklını sen kendine sakla. Sen devam et o işe. Ama bırak da biz de yolumuza devam edelim. Bizim yapacak çok işimiz var. Kaybedecek vaktimiz yok.”

Türkiye’nin geliştiğini milletin gördüğünü belirten Erdoğan, sadece ihracatın değil, ekonomik göstergelerin hemen tamamının, eğitime, sağlığa, enerjiye, bayındırlığa, ulaşıma, adalete ve emniyete ilişkin tüm göstergelerin, tüm parametrelerin tarihin en iyi seviyelerine ulaştığını kaydetti. Vazifelerinin, bunları muhafaza etmek ve daha da yükseğe taşımak olduğunu dile getiren Erdoğan, engel çıkaranlara, kuyu kazanlara, gereksiz tartışmalarla, sanal gerginliklerle Türkiye’ye vakit kaybettirenlere asla prim vermeyeceklerini ve yollarına devam edeceklerini vurguladı. Bu yolda rehavet ve taviz vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, ”Bu yolda yorulmak, durmak yok. Yola devam” dedi.

Seçimlere 6 ay kaldığını, artık Kadıköy’ün, Kadıköy ve Ataşehir olarak 2 ilçe haline geldiğini hatırlatan Erdoğan, AK Parti olarak bu iki ilçe belediyesini de almaları gerektiğini, bu konuda Kadıköy teşkilatından bu başarıyı beklediğini söyledi.

Erdoğan, ”Mart 2009′da gülen Kadıköy, gülen Ataşehir, gülen İstanbul, gülen Türkiye olacak. Yeter ki inanalım, azimle çalışalım” dedi. İftar yemeğine, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve partililer katıldı.