Baykal, çarşaf eleştirileri için savunmaya geçti

13 12 2008
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, çarşafı ne gayrimeşrulaştırmaya ne meşrulaştırmaya gücünün yeteceğini ifade ederek, ”Yasak olan, yanlış olan bu kılık kıyafeti devlete giydirmek. Kamusal alana bunu taşımak. normal bir vatandaş özel yaşamda istediği gibi giyinebilir. Biraz sevecen olalım, biraz saygı gösterelim. Bundan korkmaya gerek yok” dedi.
Baykal, memleketi Antalya’da geçirdiği Kurban Bayramı tatilinin ardından kara yoluyla Ankara’ya döndü. Baykal, evinden çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerle kısa süren sohbetin ardından bazı kadınlar Baykal’a ”Hoş geldiniz” dediler. Emekli öğretmen olduğunu söyleyen ve kimliğini açıklamayan bir kadın Baykal’a, ”Ne türban ne de çarşaf diyorum. Atatürk devrimini uygulayalım” dedi. Baykal, bunun üzerine şunları söyledi.
”Bunu tenkit edeceksiniz. Bunu hep birlikte anlatacağız, ama yöresel şartları içerisinde, birbirimize düşmanlık duymadan, bölgesel adet diye Anadolu’nun Erzurum’unda, Horasan’ında bunu kullanan insanı da kınamayacağız. Herkes uygun gördüğü şekilde çıksın. Tabii ki hepimiz en çağdaş kıyafetlerle çıkılmasını tercih ederiz. Bunlar gereksiz tartışmalar.”
Baykal’ın sözleri üzerine başka bir kadın da ”Yanlış yaptınız. Bu çarşaflıları niye aldınız partiye? AKP’nin oyununa geldik. Oylar bölündü haberin olsun. Kaç tane CHP’li tanıyorum, oy vermeyecek sana. Yapma paşam, ne olur etme. Atam’ın partisi bu. Bu oyunu anla. AKP, CHP’nin oyları bölünsün diye böyle bir tuzak hazırladı. Biz de buna düştük. CHP’nin oyları bölünecek. Çok üzülüyorum” diye konuştu. Baykal, bu sözlere, ”İnsanları dışlamayalım. Biz düşmeyiz” karşılığını verdi.
Başka bir kadın da Baykal’a, ”Türbana karşı çıkarken, Anayasa Mahkemesi’nin kararları varken…” diye seslendi. Bunun üzerine Baykal, ”Özel yaşamda, sokakta, ailenin içerisinde kimin ne giyeceğine karışmak hiç birimizin hakkı değil” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’un çamur, çukur ve çöpten kendileri döneminde kurtarıldığına yönelik açıklamalarının sorulması üzerine de Baykal, gazetecilere gülerek, ”Eksik olmayın, ben size gerekli açıklamaları yaptım. Sizden bir ricam var. Beni hızla bir gözlük tamircisine götürebilir misiniz? Benim bir ihtiyacım var. En yakın gözlükçü nerede?” diye sordu.
Bu sözlerinin ardından CHP Kepez İlçe Başkanı Alican Deveci’nin otomobiliyle Güllük Caddesi’ndeki Hakan Optik’e gelen Baykal, iş yeri sahibi Bülent Dönmez’den vidası çıkan gözlüğünün onarılmasını istedi.Tamir sırasında cadde esnafıyla sohbet eden Baykal, krizin esnafı da ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Esnafın ve gözlükçü Bülent Dönmez’in iki aydır bazen siftah yapamadıklarını söylemesi üzerine şaşıran Baykal gazetecilere, ”İşte haber bu. ‘Deniz Baykal gözlükçüye gitti’ haber değil. Haber Güllük esnafı siftah yapamıyor” diye konuştu.
 
AA




Polis kurşunu skandalında son perde

4 12 2008

Antalya‘da polisin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle polis tarafından öldürüldüğü iddia edilen Çağdaş Gemik için Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Seyman soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı yazarak Gemik’in polisten kaçarken motosikletten düştüğünü ve ölümünün bu şekilde olduğunu savundu.
 
27 Ekim tarihinde Antalya’da polis tarafından öldürüldüğü iddia edilen Çağdaş Gemik’in dosyasında ilginç bir gelişme yaşandı. Otopsi raporuna göre, ensesinden kurşun giren ve yanağından çıkan Gemik için aynı zamanda Antalya İnsan Hakları İl Kurulu Başkanı olan Vali Yardımcısı Mehmet Seyman soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı gönderdi.

Gizli yürütülen soruşturma hakkında bilgi isteyen Vali Yardımcısı Seyman, Gemik’in ölümüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Seyman, polis memurları M.E. ile A.Ü’nün Çağdaş Gemik ve Halil Keşifçi’ye dur ikazında bulunduğu, Gemik ve Keşifçi’nin bu ikaza uymayarak kaçtığını belirtti. 1173. Sokağa gelindiğinde motosiklet seyir halindeyken polis memuru M.E’nin havaya uyarı ateşi açtığını ifade eden Seyman yazısında şöyle dedi:
 
OTOPSİ RAPORU 
 
34 yaşındaki polis memuru M. E. ve olayın görgü tanığı Halil Keşifçi’nin ifade tutanakları ile otopsi raporlarına göre polis memuru, “Dengemi kaybettim, silah istem dışı patladı” dedi. Otopsi raporunda Çağdaş Gemik’e 2 değil 1 kurşunun isabet ettiği belirlendi. Olay yeri krokisinde de polisin Çağdaş’ı 11.3 metreden vurduğu yazıldı.

Açılan ateş sonucu motosikletin arkasında oturan Halil Keşifçi motosikletten atlamak suretiyle indiği, motosiklet sürücüsü Çağdaş Gemik’in ise motosiklet üzerinde kaçarken boynundan yaralanarak olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır” Seyman, gizli olarak yürütülen dosyanın safahatı hakkında da savcılıktan bilgi istedi.
 
“VALİ YARDIMCISI CİNAYET ZANLISINI KORUYOR”
 
Çağdaş Gemik’in ailesinin avukatı Münip Ermiş, olayın başından beri Antalya Valiliği ve Emniyetin sürdürülen soruşturmayı etkilemeye yönelik davranışları olduğunu belirterek, Vali Yardımcısı tarafından gönderilen yazıyla bu kaygılarında haklı olduklarının ortaya çıktığını söyledi.

Valiliğin, savcılığa bir yazı göndererek görüş beyan etmesi ve soruşturma hakkında bilgi istemesi gibi bir hakkının olmadığını belirten Ermiş, “Zanlı polis memuru, kaza sonucu öldürmeden değil kasten adam öldürme suçundan yani cinayetten tutuklanmıştır” dedi. Ermiş, Gemik ailesinin Valilik makamına herhangi bir başvurusu olmadığına iyaret ederek Vali Yardımcısı Seyman’ın TCK’nın 277. maddesi ile yaptırım altına alınan ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülen yargı görevini yapanı etkileme suçunu işlediğini savundu. 





‘Polislere acıdım, grup seks yaptım’

8 11 2008

Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 2 polis ile emniyet nezarethanesinde grup seks yaparken yakalanan kadın ilginç bir ifade verdi. Grup seks yaparken MOBESE kameraları tarafından görüntülenen G.T., ifadesinde “Polislerin çalışma şartlarına çok üzülüyorum. Hallerine üzüldüm, onlarla beraber oldum” dedi.

Antalya Emniyeti Asayiş Şube Ahlak Bürosu ekiplerinin geçen pazar günü kentin Konyaaltı semtinde bir pansiyona yaptığı baskında, fuhuşta yakalanan Türk kadın G.T., gözaltına alındı. Sanayi Mahalesi’ndeki Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen G.T., işlemlerin tamamlanıp ertesi gün adliyeye sevkedilmek üzere 4 katlı binanın zemin katında bulunan Gözaltı Bürosu’nda nezarethaneye konuldu. Aynı akşam burada nöbetçi olan 7 polisten İ.T. ve M.A., nezarethaneye girerek fuhuşta yakalanan kadına para teklif edip cinsel ilişkiye girdi. Polisler ayrıca kadınla üçlü grup seks yapmaktan da çekinmedi.

Nezarethanedeki kameraların sadece binadan izlendiğini, pazar günü de müdürün olmadığını ve kimsenin görmediğini düşünerek rahat hareket eden polislerin grup seksi, kameralar MOBESE sistemine bağlı olduğu için Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezi’nde saniye saniye izlenip kaydedildi. Merkezde görevli polislerin durumu hemen amirlerine bildirmeleri üzerine Nöbetçi Emniyet Müdürü nezarethaneye baskın yaptı. Müdür, polisler İ.T. ve M.A. ile kimliği açıklanmayan kadını grup seks yaparken suçüstü yakaladı. Nezarethanede grup seks olayıyla ilgili soruşturma açılırken, polis memurları İ.T. ve M.A. açığa alındı.

POLİSLERDEN ŞİKAYETÇİ OLMADI
 
Polis memurları İ.T. ve M.A.’nın kendisini nezarethanede taciz ettiğiyle ilgili açılan idari soruşturma kapsamında ifade veren G.T., kimsenin kendisini taciz etmediğini söyledi. G.T. ifadesinde şunları kaydetti: “Ben kimseden şikayetçi değilim. Onların haline acıdım, polislerin çalışma şartlarına çok üzülüyorum. Gece- gündüz çalışıyorlar. İsteyerek birlikte oldum, her ikisiyle de. Şikayetçi değilim. Ne var ki bunda? Beni taciz etmediler ki. Hallerine üzüldüm, onlarla beraber oldum.”

FUHUŞTAN DEFALARCA GÖZALTI
 
En son 22 Ocak 2008 tarihinde yine bir fuhuş baskını sonucu Ahlak Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan G.T.’nin, Gaziantep ve Antalya‘da da fuhuş yaptığı gerekçesiyle defalarca gözaltına alındığı ortaya çıktı. Gaziantep’te 2004- 2006 yılları arasında hakkında 4 kez fuhuştan işlem yapılan, sabıkasında bir kez de uyuşturucu kullanmaktan suçu bulunan G.T., 2006′da bir ulusal televizyondaki röportajında (Flash TV) küçük yaştaki kızların zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasının olduğu röportajıyla gündeme gelmişti. İddiaya göre, G.T.’nin kadın taciri olduğu ileri sürülen dostu Ahmet A. ile arasının açılması nedeniyle bu kişiyi sözkonusu televizyonun İstanbul merkezine “Otoparkta küçük yaştaki kızlara fuhuş yaptırıyor” şikayetinde bulunmuş, televizyon kameramanlarının çektiği gizli kamera görüntülerindeki kızların G.T.’nin arkadaşları olduğu ortaya çıkmıştı.