Patalya toplantılarına katılanlar tek tek tutuklanıyor!

14 04 2009

Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın düzenlediği “Patalya toplantıları”na katılanlar şimdi tek tek tutuklanıyor…
Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat bu sabah Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınarak İstanbul’a gönderilen Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın düzenlediği “Patalya toplantıları”na katılan isimleri ilk yazan gazeteci olarak tanınıyor. Donat, “Medya Mahallesi”nde Haberal’ın Türk siyasi tarihindeki yerini ve “Patalya toplantıları”nın içeriğini anlattı.

İşte Yavuz Donat’ın o açıklamaları…
“Ben size önce Prof. Haberal’dan kısaca bahsedeyim. 1991′de DYP’nin Rize birinci sıra adayı ancak 1991′de Anavatan Partisi Rize’yi 3-0 alınca Hoca da siyesete giremedi.
 
İşin bir de magazin tarafı var hatırlayın; Süleyman Bey o tarihte muhalefet lideriydi Rize’ye gitti ve dedi ki “Hamsi kavağa çıkarsa Anavatan Partisi de bir kere daha iktidar olur. Hamsi kavağa çıkamayacağına göre iktidar olamaz”…
 
Sonra Mesut Bey Rize’ye gitti. Rizelilerin de kafası karıştı, “Süleyman Bey ne demek istedi?” diye, Mesut Yılmaz da bunu çok iyi malzeme olarak kullandı; “Yani demek istiyor ki” dedi, “Rize’den Başbakan çıkamaz.” Rizeliler tepki gösterdiler; “Ne demek Rize’den Başbakan çıkamaz, hamsi kavağa çıkar Rize’den de Başbakan çıkar!” diye yüklendiler Anavatan Partisi’ne.

Hocanın da ilk ve son adaylığıdır ondan sonra siyesette pek adı duyulmadı.
Daha sonra Süleyman Demirel’in görev süresinden sonra “Çankaya’ya kim çıksın” diye konuşulur iken rahmetli Bülent Ecevit’in Çankaya adayı Haberal Hoca idi. Sonra o proje gerçekleşmedi. Haberal hoca “Ben bu işlerde yokum” dedi çekildi.

 
2002′de AKP tek başına iktidara geldikten sonraki süreçte önce Kent otel sonra Patalya toplantılarını görüyoruz. O Patalya toplantıları daha sonra 2007 seçimlerine yaklaşırlınken içlerinde gerenaller, bürokratlar, eski siyasiler var… Şu anda Ergenekon’da tutuklu olanların bir kısmı da orada. Orada konuşulan konular “Parti mi kursak”, “Türkiye nereye gidiyor?”, “Ne olur?” diye.. Ben de bir gün oturdum bu toplantıya katılanların tam listesini yayınladım. “Bu toplantı için katılacaklara davetiye gönderiliyor ‘Şu konudaki görüşününüzü bildirin’ deniyor” dedim. Hatta geçen sene Mehmet Y. Yılmaz benim bu yazımı aldı; “Bu gizli mizli diyorsunuz” dedi. “Yavuz bunları isim isim tarihiyle, günüyle yazdı” dedi.

Şimdi o toplantıya gidenlerin bir kısmı eski bakanlar.

Bunlar oraya giderken korumalarıyla gidiyor. Şimdi bir kısmı sıkı korumada iki, üç koruması var. Bu insanların bir kısmının altındaki arabaları eski bakan olmaları münasebetiyle devletin tahsis ettiği makam araçları ve devletin verdiği şoför var. Orada bir gizlilik falan olmaz bu kadar kişinin katıldığı yerde gizlilik olmaz. Bizim meslektaşlar da var. Orada da gizlilik olmaz. Orada ne konuşuluyor. Bir kısmı diyor ki bu 2007 seçimlerine girerken; “DYP ile Anavatan Partisi’ni evlendirelim başına Mehmet Ağar ile Erken Mumcu’nun dışında bir isim gelsin”. Biri diyor ki, “TV’lerde programa yapan Hasan Ünal bey var o gelsin.”, birisi diyor ki, “Haberal Hoca daha popülerdir o gelsin.” O tür şeyler yapılıyor. Biz de bir kaç aydın biraraya gelince de her şey yapılır ileri konuşulur geri konuşulur… Ben bunları yazdım ve dedim ki “Bu Haberal’dan ihtilalci falan olmaz” ama bu Patarya onun otelidir sıfırdan kurduğu, yani onun derken üniversitenindir. Bunları yapmıştır. Konuşulan konular da şunlardır diye yazınca iki gün ardarda beni Prof. Haberal aradı. “İyi ki varsın Yavuzcum” dedi “Gizli kapaklı bir şey yapmıyoruz, sen ne var ne yok açıkça yazdın” dedi. “Çok teşekkür ediyorum” dedi. O tarihten bu yana ne o beni aradı, ne de ben onu aradım. Pek bir temasımız da olmadı. Bunlar 2007 seçimlerine girilirken “Acaba nasıl bir parti kursak, AKP’ye karşı bir alternatif nasıl çıkartırır?” türü şeylerin konuşulduğu toplantılardı.

 
O toplantılardan çıkanlar belki ikili, üçlü bir takım evlere gitmişlerdir bir takım şeyleri yapmışlardır, bilemiyorum. Biraz önce Sedat Ergin’in dediğine katılıyorum. Bazı şeyler var, ucu kime uzanıyorsa gitsin. Ama sokakta her gördüğümüz kişiye “Ergenokoncu” dersek insanlar artık bir korkuya falan girer ve biryere gidebilmeleri de mümkün değil, korkarlar.





Ergenekon’da yeni dalga!

22 01 2009
Ergenekon’da yeni dalga!  

Ergenekon Soruşturması kapsamında Polis Türk Metal iş Sendikası ve ART Televizyonu’nda arama yapıyor. Bu arada Antalya‘da bir emniyet amiri ve polisin ifadesine başvurulmak üzere İstanbul’a getirildiği de öne sürülüyor. İbrahim Şahin’le irtibatlı olarak bazı polis ve subayların da gözaltına alındığı ve bunların 2 suikast timi oluşturduğu belirtiliyor.
  
Ergenekon soruşturması kapsamında aralarında İstanbul, Ankara, Antalya, Elazığ, Tokat, Hakkari, Tokat ve Bursa’nın da bulunduğu 13 ayrı şehirde düzenlenen operasyonda şimdiye kadar 26 kişi gözaltına alındı.
 
Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün hazırladığı sarı zarflar polislere sabaha doğru teslim edildi ve 11. dalga başladı. Operasyonun bu kez Ergenekon’un parasal kaynaklarına yönelik olduğu iddia ediliyor.

Türk Metal-İş Sendikası’nın üst yönetiminin gözaltında olduğu, gözaltına alınan isimlerin arasında Türk Metal-İş Başkanı Mustafa Özbek’in ve araştırmacı Verso Şirketi sahibi Erhan Göksel, yine Türk Metal’in Genel Başkan Yardımcısı Ferruh Kavlak ve Genel Sekreteri Muharrem Aslı Yüce’nin de bulunduğu bildirildi. Avrasya TV’nin de sahibi olan Özbek, AKP Hükümeti’ne yönelik sert eleştirileriyle tanınıyor. Bu arada gazeteci Ünal İnanç’ın da gözaltına alındığı öğrenildi.
 
 
Ayrıca Türk Metal’e ait Ankara’da bulunan Büyük Anadolu Oteli’nde de arama yapılıyor. Özbek’in İstanbul’daki evinde de arama yapılıyor. Bunun yanı sıra Avrasya TV çalışanlarının da odalarından çıkmasına izin verilmiyor. ART’de gece ekibi normal yayınını kesmeden sürdürürken, gündüz ekibi de arama yapılan tv binasının önünde bekletiyor. Gazetecilerin de de yoğun ilgi gösterdiği aramalarda tv binasının önünde vatandaşlarda kalabalık oluşturdu. Meslektaşlarına destek olmak için bina önüne gelen gazeteciler aramayı izliyor.

 
Türkmen Cephesi’nden Savaş Avcı’nın da gözaltında alınanlar arasında bulunduğu öğrenildi. Avcı’nın Türkmeneli Derneği Başkanı olduğu belirtildi.

BURSA‘DA DA ARAMA
 
Öte yandan Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek ile yakın ilişkisi olduğu belirtilen bir kişinin Bursa’daki evinde arama yaptığı öğrenildi. Ergenekon örgütlenmesiyle ilgili bu evde belge ve malzeme aranırken, gözaltına alınan olup olmadığına ilişkin bilgi alınamadı.





Güney’in silinmeyen Fethullah Gülen kayıtları

17 01 2009
Güney’in silinmeyen Fethullah Gülen kayıtları  
Tuncay Güney’in sorgusunun yer aldığı ilk CD’de Güney, Susurluk sürecinde Fethullah Gülen grubuyla Veli Küçük arasındaki ciddi bir temas olduğunu iddia ediyor.
Ergenekon davasının sanık avukatları Tuncay Güney’in Fethullah Gülen’le ilgili sözlerinin kayıtlardan silindiğini söylüyor ancak kayıtlarda Güney’in Gülen cemaatine ilişkin silinmeyen sözleri de var. Avukatlara dağıtılan 1. CD’de Güney, Susurluk sürecinde Veli Küçük tarafından dönemin Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni Hüseyin Gülerce’ye gönderildiğini söylüyor. 
Güney’in sözleri şöyle:
“Zaman Gazetesi’ne, Yenibosna’ya gittim. Dedim ki, “Veli paşam der ki, Zaman Gazetesi’nde hakkımda böyle şeyler çıkıyor bugüne kadar. Hüseyin Gülerce’ye selam söyle, o da yukarıya iletsin, ittifak müttefik hareketlerimiz olsun.”

 
Güney, ardından yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Benim yanımdayken toplantıya gireceklermiş, gazetenin birinci sayfalarını yapan adamları çağırıp geldiler. Şimdi size söylüyorum, Susurluk yaygaralarıyla ilgili Aksiyon Dergisi’ne, Zaman’da bundan sonra yayımlarımızda Veli Küçük’e karşı bir şey istemiyoruz, yukarıdan böyle emir geldi. O günden bu yana Zaman’da ve Aksiyon’da Susurluk yazıldı ama Veli Küçük ismi es geçildi.”

Güney, Fethullah Gülen’in 12 Eylül’den önce Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği kurucularından olduğu dönemde Gladio ile bağlantılı çalıştığını iddia ettiği “Yeniden Milli Mücadeleci” grubuyla temas kurduğunu iddia ediyor. Ve Veli Küçük’ün de bu grupla birlikte hareket ettiğini vurguluyor.
-Veli Paşa, Fethullah Hoca’nın yanında mı?
-Şimdi o döneme kadar bilmiyordum. Aslında Mehmet Demircan da bilmiyormuş ama onun yanındaymış, bizim haberimiz yokmuş.
-Fethullah Hoca’yla birlikte ama sizin haberiniz yok?
-Nereden tanışırlar, bu ‘birlik komitesi’ dediğimiz milli mücadeleciler var geçmişte. Milli mücadelecilerden tanışırlarmış, zaten Fethullah Hoca’nın bütün elemanları bakın milli mücadeleci elemanlar.




Ankara’da başdöndüren “Ergenekon” trafiği

8 01 2009
Ergenekon operasyonun dün gerçekleşen 10. dalgasının ardından Ankara’da yoğun bir trafik yaşandı. Devletin zirvesinde sürpriz ziyaretler gerçekleşirken, TBMM‘de birbiri ardına açıklamalar geldi. Yargıtay Başkanlar Kurulu toplanırken İstanbul Barosu da bir basın toplantısı düzenleyerek operasyonu eleştirdi.
Dün akşam 19.00 Ergenekon operasyonunun son dalgası kapsamında yaşanan göz altıların ardından Kuvvet Komutanlarının Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ başkanlığında Genelkurmay Karargahı’nda yaptığı sürpriz toplantı bugün yaşanacak trafiğin de habercisi oldu. 6 Saat süren Genelkurmay’daki toplantının ardından Ankara, bir açıklama beklentisine girdi. Ancak beklenen açıklama Genelkurmay’dan gelmedi. Bunun yerine her hafta cuma günü yapılan Genelkurmay’daki olağan basın brifinginin iptali geldi. Ve bu açıklamayla birlikte Ankara’da yaşanan Ergenekon hareketliliği dakika dakika şöyle yaşandı:
10.00 : Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde her hafta Cuma günü düzenlenmekte olan basın bilgilendirme toplantısı yarın yapılmayacağı tek cümlelik bir açıklamayla duyuruldu.13.00: Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konutu’nda AB Konseyi Genel Sekreteri ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Javier Solana’yı kabul etti.

13.30: Başbakan Erdoğan, MİT Müsteşarı Emre Taner’i kabul etti. Başbakanlık Resmi Konutu’nda yapılan görüşme yaklaşık yarım saat sürdü.

13.40: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Javier Solana’yı kabul etti.

14.00: Yargıtay Başkanlar Kurulu Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker Başkanlığında toplandı.

14.15: Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, resmi programında olmamasına karşın sürpriz biçimde Başbakanlık Resmi Konutu’na geldi. Başbuğ, 14.30′da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilecekti. Çankaya Köşkü görüşmenin 15.15′e ertelendiğini duyurdu.

14.30: Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek özel bir televizyon kanalında “Yargıtay Başkanlar Kurulunun açıklama yapması ihsas-ı rey olur” dedi.

14.45: Başbakan Erdoğan ile Orgeneral Başbuğ arasındaki görüşme sürerken İçişleri Bakanı Beşir Atalay Çankaya Köşkü’ne giriş yaptı. Gül ile Atalay arasındaki görüşme yaklaşık 25 dakika sürerken görüşmenin, İçişleri Bakanı Atalay tarafından talep edildiği belirtildi.

15.30: Yargıtay Başkanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Toplantının ardından hiçbir yazılı ve sözlü açıklama yapılmayacağı duyuruldu.

15.35: Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Başbakanlık Resmi Konutu’ndan çıktı ve konutun karşısında bulunan Çankaya Köşkü’ne giriş yaptı. Gül ile Başbuğ arasındaki görüşme 15.15 ertelenmişti ancak Başbuğ 20 dakikalık bir gecikmeyle Çankaya Köşkü’ne girmiş oldu.17.11- Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in açıklama yapması bekleniyordu. Ancak Gerçeker, Yargıtay’dan ayrılırken açıklama yapmayacağını söyledi. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, “Herşey hukuka uygun olsun, yasalara uygun olsun. Bunun dışında bir açıklamamız yok” dedi.

 
17.30 Genelkurmay Başkanlığından bugünkü görüşmelere ilişkin yazılı bir açıklama geldi. Açıklamada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’e, komutanların görüşlerini ilettiği belirtildi.
ANKA

16.20- Başbakanlık Basın Merkezi, Erdoğan ile Orgeneral Başbuğ arasındaki görüşmeye ilişkin bir bilgilendirme yaptı. Bilgilendirmede görüşmenin Genelkurmay Başkanının Başbuğ’dan geldiği belirtilerek, “Gündemdeki son gelişmeler değerlendirimiştir” denildi.

16.30- Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Çankaya Köşkü’nden ayrıldı.

10.45: AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün TBMM‘de bir basın toplantısı düzenledi ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ağır bir dille eleştirdi.

12.00: AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün’e CHP’den yanıt gecikmedi. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu bir basın toplantısı düzenledi ve AKP sözcülerine aynı sertlikte yanıt verdi.

12.20: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’dan Ankara’ya geldi. Erdoğan’ı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Ankara Valisi Kemal Önal karşıladı. Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Gönül’ü makam aracına alarak Başbakanlık Resmi Konutu’na geçti.




Ergenekon’da flaş gelişme

4 12 2008
Ergenekon‘da flaş gelişme  
Ergenekon Davasının kara kutusu Tuncay Güney, örgüt üyeliğinden soruşturuluyor… Örgüt liderinin kimliği henüz mahkemeye bildirilmedi.
Ergenekon davasının devam eden duruşmasında Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Ergenekon şemasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelen cevabi yazıda dosyada ismi kapalı olarak bulunan kişilerden bir kısmı hakkında soruşturmanın devam edildiğinin belirtildiğini açıkladı.
Duruşmada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, taleplere geçmeden önce daha önce talepte bulunulan evraklardan mahkeme dosyasına ulaşan evrakları okudu. Şengün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, Ergenekon davasında adı geçen Tuncay Güney hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığına yönelik gelen cevap yazısında, Tuncay Güney hakkında terör örgütü üyeliğinden tahkikatın devam ettiğine ilişkin yazı geldiğini okudu. Mahkeme Başkanı Şengün, ayrıca dosyada kısmen kapalı olarak yer alan Ergenekon şemasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelen cevabi yazıda dosyada ismi kapalı olarak bulunan kişilerden bir kısmı hakkında soruşturmanın devam edildiğinin belirtildiğini ifade etti.




Komisyonda Ergenekon, darbe ve İmralı tartışması

17 11 2008
Komisyonda Ergenekon, darbe ve İmralı tartışması  
ANKARA (ANKA) -CHP Genel Saymanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her zaman tartışmaların dışında tutulması ve yıpratılmaması gerektiğini kaydederek ”Her darbede en çok zarar gören partiyiz. 12 Mart’ta da 12 Eylül’de en çok zararı CHP görmüştür. Buna rağmen, TSK’nın tüzel kişiliğine her zaman saygı gösterdik” diye konuştu. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, İmralı cezaevinin tek kişilik özel bir cezaevi olduğunu belirterek “İçerde gardiyan var Adalet Bakanlığına, etrafında jandarma var İçişleri Bakanlığına bağlı… Genelkurmay Başkanlığı, neden ikide bir cevap veriyor, muhatap oluyor? Kriz merkezinin başında Genelkurmay Başkanlığının olduğunu biliyorum. Öyleyse muhatap kim?” diye sordu.
Milli Savunma Bakanlığı’nın 2009 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında söz alan CHP Genel Saymanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Aktütün Karakolu’na yönelik tartışmaları gündeme getirdi. Ödenek yokluğu nedeniyle karakolun yerinin değiştirilemediği yönündeki iddiaların hala açıklığa kavuşturulamadığını belirten Özyürek, bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Genelkurmay 2′nci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız’ın açıklamalarının birbirinden farklı olduğunu söyledi. Konuşmasında Ergenekon davasını da gündeme getiren Özyürek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki eski komutanının tutuklandığını hatırlatarak suç işleyen birisinin rütbesi ve unvanı ne olursa olsun cezasını çekmesi gerektiğini kaydetti. TSK’ya 40 yıldan fazla hizmet eden insanlara yargıya da saygı çerçevesinde vefa duygusunun gösterilmesinin yerinde olacağını ifade eden Özyürek ”Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, bu görevine seçilmesinden sonra, ‘laf olsun’ diye bir nezaket ziyareti yapılmış ama arkası getirilmemiştir. Bu son derece önemlidir” diye konuştu. CHP olarak TSK’nın her zaman ve her türlü tartışmaların dışında tutulmasını ve yıpratılmaması gerektiğini söylediklerini kaydeden Özyürek, bazı çevrelerin bunu ”CHP, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden siyaset yapıyor” şeklinde değerlendirdiklerini ifade ederek ”Her darbede en çok zarar gören partiyiz. 12 Mart’ta da 12 Eylül’de en çok zararı CHP görmüştür. Buna rağmen, TSK’nın tüzel kişiliğine her zaman saygı gösterdik” dedi. TSK’yı yıpratmaya yönelik saldırılar olduğunu bazı gazetelere yapılan servis sonucu ‘akıl almaz suçların’ gündeme getirildiğini de savunan Özyürek ”TSK, terörle mücadele görevini yapamıyor. Haber aldığı saldırıları bile önleyemiyor” şeklinde değerlendirmeler yapıldığını anımsattı. Bunlara, zaman zaman Genelkurmay Başkanı’nın, yanıt verdiğini belirten Özyürek, ”Bu konularda Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasına gerek olmadan, Milli Savunma Bakanı ve Başbakan’ın gerekli savunmayı yapması gerektiğini düşünüyorum. TSK, günlük tartışmaların dışında tutulmalı ama o camiayı rahatsız eden saldırılara karşı da siyasetçiler görevini zamanında yapmalı” diye konuştu. Özyürek, Milli Savunma Bakanı Gönül’e bedelli askerliğin gündemde olup olmadığını da sordu.

-“İMRALI KONUSUNDA MUHATAP KİM?-

Komisyonda söz alan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise Abdullah Öcalan’ın kaldığı İmralı Cezaevi’nin tek kişilik özel bir cezaevi olduğunu ifade ederek “İçerde gardiyan var Adalet Bakanlığına, etrafında jandarma var İçişleri Bakanlığına bağlı… Genelkurmay Başkanlığı, neden ikide bir cevap veriyor, muhatap oluyor? Kriz merkezinin başında Genelkurmay Başkanlığının olduğunu biliyorum. Öyleyse muhatap kim?” diye sordu. Bakan Gönül’ün “mübadele olmasaydı, Rumlar, Ermeniler gitmeseydi milli devleti kuramazdık”şeklindeki sözlerini de hatırlatan Kaplan “Acaba ortak vatanın kuruluş sürecinin temel dayanağı İslam dini miydi?” dedi. Kaplan, Gönül’e, ”Bu, ayrımcılık kokmuyor mu? Yarın aynı duyguyu, Kürt yurttaşlarımıza karşı da bir ayrımcılık olarak yaşatır mı?” diye sordu.

-CHP’Lİ ERGİN’DEN ERGENEKON ELEŞTİRİSİ-

Komisyonda CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin ise Ergenekon davasıyla ilgili eleştirilerde bulundu. Davanın herkesi rencide eden bir duruma geldiğini kaydeden Ergin, ”Bu ülkenin 2 Orgenerali, yan yana durmaktan bile hicap duyacakları insanlarla, aynı doğrultuda birlikte çalışıyormuş gibi, aynı konunun sorumluları haline getirilmiştir. Bunu şiddetli kınıyorum. O Orgeneraller için, içim gerçekten yanıyor, kanıyor” dedi. Milli Savunma Bakanı Gönül’ün ‘Terör örgütü, özellikle son dönemde ülkemiz içinde yuvalanmış legal veya illegal örgütlenmeleri vasıtasıyla, özellikle büyükşehirlerimiz başta olmak üzere her fırsatta sivil vatandaşlarımızı kışkırtmakta ve sivil itaatsizlik eylemleriyle yönlendirmeye çalışmaktadır” sözlerini de hatırlatan Ergin, ”Niye üzerine gitmiyorsunuz? Legal görüntülü örgütlerin de üzerine gitmek zorundasınız, gitmiyorsanız görevinizi yapmıyorsunuz” dedi.

-AKP’LİLERDEN DTP’Lİ KAPLAN’A ELEŞTİRİ-

AKP Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ne geçmişte yaşanan darbelerle TSK’nın suçlanabileceğini ne de ‘yaşanan darbelerle en fazla yarıyı kim aldı yarışması düzenlenebileceği’ni belirterek “Hele hele aidiyet hissi, vefa gibi temel duyguları okşuyorsak, TSK’yı Ergenekon davası gibi yargıya intikal etmiş bir davada taraf haline getirebiliriz. Bu davanın TSK ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığı açık ve nettir” dedi. PKK terörünün çok eskilere dayandığını kaydeden Bilgiç, DTP’li Hasip Kaplan’a, ”terörü terör olarak nitelemediğiniz noktada, sizinle başlangıç noktasını bulmamız mümkün olmuyor”dedi. AKP Tokat Milletvekili Osman Demir de Kaplan’ın konuşmasını eleştirerek ”Harcamaları keyfi mi yapıyoruz, biz de daha çok okul, daha çok hastane yapılmasını isteriz. Irak’ın kuzeyine bombayı keyfimize mi atıyoruz? Hayır. Karşınızda biri çıkmış, silahını çekmiş, köyleri kasabaları basıyorsa, ne yapacaksınız? Silahı çekene kitapla karşılık veremezsiniz” diye konuştu. (ANKA)





Sıra Tuncay Özkan’da

23 09 2008

Ergenekon operasyonu kapsamında bugün gözaltına alınan Tuncay Özkan daha önce Denizli’de katıldığı bir programda ’Ergenekon Operasyonu’na yönelik eleştirilerini sürdürmüş ve “beni de alın” demişti.
 
İlhan Selçuk’un gözaltına alınış şekline ateş püsküren Özkan şöyle konuşmuştu:
 
“Mustafa Kemal’in askeri olarak beni götürmezlerse, işkence tezgahlarından geçirmezlerse, ben de onların yüzüne tükürmezsem namerdim. Onlardan her türlü namussuzluğu beklerim, beni bu yoldan alıkoyamazlar. Ben halkımdan ayrılmam. Sizlerle karanlıkla mücadele etmeye devam edeceğim.” şeklinde konuştu.
Özkan, 27 Ağustos’ta yaptığı yazılı açıklamada ise, Ergonekon iddianamesi kapsamında kendisiyle ilgili akıl mantık ve izan dışı haberler yapıldığını belirtmişti. Özkan, iddanamenin hukuk dışı bölümleri ile ilgili gerekli yasal işlemleri yaptıracağını kaydetmişti. Ergenekon iddianamesinde adının geçmesiyle ilgili iddialara şöyle yanıt vermişti:
İşte Tuncay Özkan’ın Bizkaçkişiyiz aracılığıyla yaptığı açıklamanın tam metni:
 
1. Ergenekon iddanamesinde belge diye sunulan ve özellikle Tuncay Özkan muhalifi ve medya gruplarınca yayınlanan bütün haberler yalandır. Görüşme tutanakları olduğu ifade edilen bütün metinler hayal ürünüdür.
2. İddanamede yer alan iğrenç iftiranın en alçakçası Uğur Mumcu suikasti ile ilgili olarak şahsıma yöneltilen saldırıdır. Bu alçakça haince düzenlenmiş bir namussuzluk belgesidir. Bunun iddianamede yer alması affedilmezdir. Uğur Mumcu’nun katledileceğini bildiğim, (İddianamede) katleden mossad ajanlarını gizlediğim olayı çarpıttığım için gazetecilik mesleğinde yükseldiğim şeklindeki beyanların hesabını her zeminde, hukuk önünde ve Allah huzurunda soracağıma yemin ediyorum. Böyle bir deli saçmasının iddianamede yer almasını kınıyorum.
4. İddianamede ileri sürüldüğü üzere PKK terör örgütünün paralarının Ziraat Bankası Pazarcık şubesinde tutulduğu konusunda hiç bir bilgim yoktur. Bu paraları bir arkadaşımı dolandırarak ele geçirdiğim, PKK terör örgütünün haracını yediğim, bu paralarla Kanaltürk’ü kurduğum zırvasını Türk Milleti’nin takdirine bırakıyorum. Defalarca şahsi servet soruşturması geçirdim. Kanaltürk’ün bütün hesapları maliyece yıllarca incelendi. Bu ve benzeri iddiaları ergenekon iddianamesine koyan savcılar hakkında suç duyurusunda bulunacağım.
Ergenekon iddianamesi ile ilgili olarak tanık sanık bilgisine başvurulan görüşü alınan kişi dahi olmadım. Bu soruşturma kapsamında hiç bir savcı hiç bir polis şu ana kadar bana soru sormadı. Ancak hakkımda ergenekon iddianamesi ile ilgili olarak sürekli yalan ve sahte bilgi ve belge üretilerek yıpratılmaya çalışılmaktayım. Bunların beni korkutacağı geri adım attıracağı ve bana zarar vereceğini düşünenlere buradan ilan ediyorum ki hiç ama hiç etkilenmemekteyim. Türkiye’yi bir baştan bir başa dolaşıp doğru bildiklerimi anlatmaya, faşizm ile yalanla namussuzlukla mücadeleye devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Tuncay Özkan

 

 

Ergenekon operasyonu kapsamında gazeteci Tuncay Özkan’ın Bebek‘teki evine baskın düzenleyen polis, incelemelerini yaklaşık 8 saatte tamamladı.
Tuncay Özkan sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilirken, bina önünde toplanan kalabalık grup sloganlar atarak operasyonu protesto etti.

 





Ergenekon’un 8. dalgasında sorgu sürüyor

20 09 2008
Ergenekon’un 8. dalgasında sorgu sürüyor  
İSTANBUL (ANKA) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Ergenekon Operasyonu’nun 8. dalgasında 5 İlde gözaltına alınan 5′i subay, biri askeri öğrenci olmak üzere 19 kişinin sorgusu sürüyor. Savcılık gözaltındakiler için 4 gün gözaltı süresi aldı.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Hakkâri’de gözaltına alınan şüphelilerin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sorgusu sürüyor. Sağlık kontrolünden geçirilen şüphelilerden sadece Levent Temiz Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulanırken, aralarında Nurseli İdiz ve Seyhan Soylu’nun da bulunduğu 12 kişinin ifadeleri Organize Suçlar Şubesi’nde alınıyor.
Operasyon kapsamında askeri inzibatlar tarafından gözaltına alınarak İstanbul Merkez Komutanlığı’na getirilen 5′i teğmen, biri askeri öğrenci 6 kişinin ifadesi ise askeri savcılık tarafından alınıyor. Ergenekon Soruşturması kapsamında son olarak gözaltına alınan gruptan Avukat Levent Temiz ile ilgili olarak emniyet yetkilileri, ABD Konsolosluğu’na yapılan kanlı baskınla ilgili soruşturma yürütüldüğünü bildirdi. İntihar saldırısında ölen terörist Erhan Kargın’ın Temiz ile 4-5 kez uzun süreli telefon görüşmesi yaptığı da iddialar arasında yer alıyor.