PKK,Komşunun başına bela oldu

1 03 2009
PKK,Komşunun başına bela oldu  
Terörün, kendisini besleyen unsurlara da zarar verdiği gerçeği bir kez daha doğrulandı. 
 
Terör örgütü mensuplarını yıllardır barındıran Yunanistan‘daki Lavrion Mülteci Kampı’nda kalan terör örgütü mensupları isyan çıkardı. Örgüt mensuplarının, Yunan görevlileri kampa sokmadıkları bildirildi.PKK başta olmak üzere, terör örgütleri tarafından siyasi ve silahlı eğitim amaçlı kullanılan ve uluslararası tepkilere rağmen kapatılmayan Lavrion Mülteci Kampı karıştı.
Terör örgütünün kontrolünde olduğu öne sürülen Lavrion Mülteci Kampı’nda, PKK tarafından Irak, Suriye, İran ve Türkiye’den yasa dışı yollardan getirilen göçmen Kürtlerin isyan çıkardıkları ve kampa Yunan yetkililerin girmelerini engelledikleri kaydedildi.Başta gıda olmak üzere kampa gelen her türlü malzeme ve ekipmana el koyan, sağlık ve eğitim hizmetlerini kontrol altında tutan PKK’lıların, kamptaki Kürtleri örgüte kadro temini amacıyla kullandığı, örgüte muhalif Kürtlere ve aşırı sol terör örgütü yandaşlarına yönelik baskı ve şiddet uyguladıkları yönündeki şikayetler üzerine, Yunan yetkililerin kampta PKK’lılara yönelik kapsamlı bir soruşturma başlatmak istedikleri belirtildi. Yunan makamlarının soruşturma ve denetimi artırma girişimleri üzerine “Adnan” kod adlı terör örgütü sorumlusu tarafından yönlendirilen PKK’lıların kampta isyan çıkardıkları bildirildi.
Lavrion Mülteci Kampı’nın giriş kapısına barikat kuran ve Yunan yetkililerin içeri girmelerini engelleyen PKK’lı teröristlerin, kampa gıda girişine de izin vermeyerek, Kürtleri açlık grevine zorlamak suretiyle hayatlarını tehlikeye attığı vurgulandı.Öte yandan, PKK’lı teröristlerin, Yunan makamlardan, kampta kalan örgüt yandaşlarının iltica taleplerinin bir an önce kabul edilmesi, denetimlere son verilmesi ve kampta yaşam standardının yükseltilmesi talebinde bulundukları öğrenildi.
Terör örgütünün bu taleplerinin kabul edilmeyeceğini vurgulayan yerel kaynaklar, teröristlerin işgale son vermemeleri durumunda kampa yönelik güvenlik güçlerince kapsamlı bir operasyon yapılabileceğini ve işgali yönlendiren örgüt sorumlularının tutuklanabileceklerini belirtiyorlar.
Yunanistan Terörle Mücadele ve İstihbarat Servisi (EYP), bir süre önce başkent Atina‘daki ABD Büyükelçiliği’ne karşı gerçekleştirilen saldırıda kullanıldığı belirlenen RPG-7 tipi roket ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, bu roketin PKK’nın terör eylemlerinde çokça kullanılması nedeniyle, Lavrion Mülteci Kampı’na yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirerek, çok sayıda terör örgütü üyesini gözaltına aldığı da gelen bilgiler arasında yer alıyor. 




Kandil Dağı ve Zap Bölgesi bombalanıyor

6 12 2008
Kandil Dağı ve Zap Bölgesi bombalanıyor  

Türk savaş uçakları ile Türk ve İran topçusunun, terör örgütleri PKK ve PJAK’ın barındığı Irak’ın kuzeyindeki bazı bölgeleri bombaladığı bildirildi.
Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin yetkilisi Cebbar Yaver, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kandil Dağı çevresinin akşam saatlerine doğru Türk savaş uçakları ve topçu birlikleri tarafından bombalandığını söyledi.Yaver, bölgenin savaş uçakları tarafından birer saat aralıklarla üç kez bombalandığını, aynı saatlerde Türk topçu birliklerinin Zap bölgesini, İran topçu birliklerinin ise Kandil Dağı bölgesini ateş altına aldığını belirtti.
 
AA muhabirine konuşan bölge sakinleri de Kandil Dağı çevresinin art arda çok sayıda uçak tarafından bombalandığını, İran topçusunun da bölgeyi günlerdir aralıklarla ateş altına aldığını söylediler.

 

 





Din değiştiren ipe

14 10 2008
Din değiştiren ipe  
İran İslamiyet’ten çıkanları (mürted) ölüm cezasına çarptıracak süreci başlattı. İran’da din değiştirenlere yani mürtedlere ölüm cezası öngören yeni ‘İslami Ceza Yasası’ onay sürecine girerken darağacındaki ipe fazla uzak olmayan Bahailer ve Hıristiyanlar için çanlar çalmaya başladı.
Daily Telegrafph’a göre, 9 Eylül’de meclisten 7′ye karşı 196 oyla geçen ama Uzmanlar Meclisi’nin değişiklik talebiyle tekrar vekillerin önüne giden tasarı özellikle Müslümanlık’tan Hıristiyanlığa geçmiş papaz Hüseyin Sudmend’ın devlete göre ‘Amerikan casusu’ olduğu, ailesine göre ise ‘din değiştirdiği’ için 18 yıl önce idam edilmesini unutmayan Hıristiyanları korkutuyor. Meclisteki ikinci oylamanın ardından Uzmanlar Meclisi ve dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in onayıyla yasalaşacak tasarı, şimdiden din değiştirdikleri gerekçesiyle hapse tıkılan insanların üzerinde Demoklasin kılıcı gibi sallanmaya başladı. Mevcut ceza yasası din değiştirenlere ceza öngörmüyor. Ama sıklıkla Bahailer ve din değiştiren Hıristiyanlar başka bahanelerle aylarca tutuklanabiliyor. Bazıları gizemli biçimde ortadan kaldırılıyor. Gelecek yasa ise erkeklere ölüm, kadınlara müebbet hapis cezasının önünü açıyor.
OĞLU DA BABASI GİBİ MEŞHED’DEHüseyin Sudmend’ın ölümü sonrası zor günler geçiren ve annesi kör olunca Almanya’ya iltica edip şimdi Londra’da yaşayan 29 yaşındaki kızı Raşin Sudmand, din değiştirdiği için öldürülen son kişinin babaası olduğunu belirtip 21 Ağustos’ta altı kişiyle birlikte casusluk suçlamasıyla hapse tıkılan erkek kardeşi Ramtin’in de aynı akıbete uğramasından kaygılı. 1960′ta 13 yaşında Hıristiyanlığa geçen babasının 30 yıl sonra asıldığını belirten Raşin o günleri şöyle anımsıyor:

“Önce bir ay hapiste tutuldu. Sonra dini polis açıklama yapmadan ve özür dilemeden bıraktı. Çilenin bittiğini sandık. Fakat altı ay sonra polis tekrar babamı alıp götürdü. Bu kez iki seçenek sundular: Ya Hıristiyanlığını inkâr edersin ya da asılırsın. Elbette babam inancından vazgeçmedi. Tanrısını inkâr edemezdi. İki hafta sonra darağacında asıldı.” Raşin, Ramtin’in de yasal suçlama olmasa da babası gibi inancından ötürü Meşhed’de hapiste tutulduğunu belirterek “Babam onu bir Hıristiyan olarak büyüttü. Bu yüzden tardeşim mürted olmasa bile güvende olduğunu sanmıyorum. Eğer İranlıysan Müslüman olman gerektiğini farz ediyorlar.”
Evrensel Hıristiyan Dayanışma (CSW) adlı sivil örgütün temsilcisi Alexa Papadouris, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’la birlikte gayr-ı Müslimlerin durumunun kötüleştiğini belirtip Tahran’a uluslararası insan hakları hukukuna uygun hareket etmesi çağrısı yaptı. CSW’ye göre İran’da din değiştirdikleri gerekçesiyle hepsi de son bir yılda tutuklanmış 43 kişi hapiste. İran mahkemesi din değiştirdiği için geçen mayısta Şiraz’da tutuklanan Mahmud Metin Azad ile Araş Basiret’ı eylülde hakkındaki İslam’a hakaret ve Batılı düşünceleri yayma suçlamalarını geçersiz sayıp bırakmıştı. İnsan hakları savunucuları dinlerini değiştirenleri cezalandırmanın Evrensel İnsan Hakları Bildirisi, Uluslararası Sivil ve Siyasi Haklar Anlaşması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi anlaşmalar bir yana İran Anayasası’nın 23′üncü maddesine de aykırı olduğunu hatırlatıyor. Bu madde hiç kimsenin inancından dolayı rahatsız edilemeyeceğini hükme bağlıyor.